Onlar olmasaydı hayatımız bu kadar güzel olabilir miydi acaba ? :)
Çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Ocak 2014 Pazar
26 Kasım 2013 Salı
ELDE VAR SANAT: SVETLANA KOLOSAVA
Rus müzisyen ve ressam olan Svetlana Kolosava elini tuval yerine kullanıp masalları ve manzaraları sol eline resmetmeyi tercih etmiş. Hiç fena olmamış, değişik bir çalışma. Düşünsenize masalı çocuğunuza anlatırken bir yandan da elinizde resmetmiş olduğunuz çizgileriyle aktarıyorsunuz, çok yaratıcı geldi bana.Sizce de güzel değil mi? Ben birkaç örnek resimleri internetten sizlerle paylaşıyorum daha fazlası, blogunda ve facebook hesabı üzerinden erişip görmek mümkün.
Etiketler:
Çocuk,
Haber,
İlginç,
Kültür-Sanat,
Tanıtım
29 Ağustos 2013 Perşembe
UÇAKLAR - PLANES
SIRA GELDİ UÇAKLARA :)) CANIM OĞLUM ERGİN'İMİN SAYESİNDE BENDE ALIŞTIM 3D ANİMASYON FİLMLERE. 212 AVM'DEKİ 21:15 SEANSINA GİTTİK , KALABALIK DEĞİLDİ TAHMİN EDERSİNİZ SİNEMAYI KAPATMIŞ GİBİ OLDUK, SEYREDERKEN ÇOK EĞLENDİĞİ BELLİYDİ CANIMIN İÇİNİN, BEN DE TABİ :) MOLADA PATLAMIŞ MISIRLARIMIZI DA ALDIK OOOOOOH DEĞMEYİN KEYFİNE BİRDE İKİLİ ÇİFTLER İÇİN YAPILMIŞ KOLTUĞA OTURDU , BAĞDAŞINI DA KURDU... DÜNYA YANSA UMURUNDA DEĞİL. ONLARIN MUTLULUĞU BİZ ANNELERİN MUTLULUĞU OLUYOR. VALLA NE YALAN SÖYLEYEYİM ONU GÖRDÜKÇE BENİMDE ÇOCUK OLASIM GELİYOR :))
FİLMİN KONUSU:
DUSTY tarım ilaçlama uçağıdır. Uçakların katılacağı yarışmaya girmeye karar verir. Bu kararını destekleyen de vardır, diğer yandan köstek olmayan isteyen de. Dostlar acı söyler ya o misal ama herşeye rağmen o yarışmaya girmeye kararlıdır. Çok çalışır, azmeder, kulaklarını tıkar ve en önemlisi uçak olmasına rağmen tarım uçağı olduğu için 300 metre yükseğe uçamamaktadır, bu korkusunu da bu yarışma ve azmi sayesinde yener. Çocuklara ve büyüklere de çok güzel mesajlar ileten bu filmi çocuklarınızla birlikte izleyin, bu keyfi kaçırmayın derim :)
11 Ağustos 2013 Pazar
MAVİ KÜÇÜK ŞİRİN ŞEYLER :)
Bayram bitti yarın işbaşı. Canım oğlum Ergin'imle dolu dolu geçireceğim son hafta sonu günüm ve ne yapalım derken sinemaya gitmeye karar verdik. Şirinleri oldum olası sevmişimdir. Sevimli , küçük , mutlu, huzurlu , birarada yaşamayı öğrenmiş maviş şirin mi şirin yaratıklar :)) İlk sinema filmine Ergin'im okulla beraber arkadaşlarıyla gitmişti, bu seferde bana kısmetmiş. Çok eğlendik, patlamış mısırlarımızı, klasik sinema dondurması olan frigolarımızı aldık ve keyifli iki saat geçirdik. 3D seansına denk gelmemizde cabası ... Her şeyin içindesin uzansan dokunacak, onların dünyasına girecekmişsin gibi :) Ama oğluşum ikinci yarı bir ara gözlüksüz seyretti. Özellikle kötü adam gargamelin sahnelerinde, e çocuk bu korktu tabi :)
Eylül ayında da cars serisinin uçaklarla çekilmiş filmi sinemalarda sahne alacakmış, fragmanını izledik ve tabiki anneciğine şimdiden rezervasyon yaptırdı bile :) Sıkılır mı acaba diye düşünürken, çok güzel vakit geçirdik. Artık heryere gidebiliyorum canım oğlumla bana hem arkadaş, hem yoldaş, hem oğul .... Hiiiiiiiiiç canım sıkılmıyor, eğlenceli çocuk vesselam :)
Darısı başınıza :))
25 Temmuz 2013 Perşembe
BEBEKLERDE DİŞŞŞ ÇIKARMA DÖNEMİ :)
Tabir yerindeyse onlar dişşşlerini göstermek için yoğun çaba sarfederler, bize de sabrederek bu dönemi en iyi şekilde atlatmalarını sağlamak kalır.
Hamilelik 9 aylık bir süreç, bir an önce bitsin bebeğimi kucağıma alayım, mis kokusunu içime çekeyim, bir an önce büyüteyim deriz değil mi? Büyüyene dek o kadar çok süreçlerden geçerki bebekler, çocukluk dönemiydi, ergenlikti, yetişkinlikti derken bir bakarsınız zamanın nasıl geçtiğini anlamazsınız.
Burada sizinle paylaşmak istediğim dönem bebeklerin diş çıkarma zamanı.Neredeyse 2. ve 4. ayından itibaren başlar, salyalar akmaya, huzursuzlanmaya, 6.aya gelindimi bu belirtiler tırmanmaya başlar. Kimi bebekler kolayca atlatır, kimileri ise çok zorlu bir süreç geçirir. Tabi burada iş bize düşüyor, sabretmek ve bebeğimizin bu dönemi atlatabilmesi için O'na yardımcı olmak. Dişleri kaşındığı dönemde bir takım rahatlatıcı jeller, dişlikler yardımcı olabilir ama kesin çözüm değil elbette bu sancılı dönemi sabırla, bebeğimize göstereceğimiz sevgi, şefkatle O'nunda kolaylıkla atlatabilmesini sağlamalıyız.
Sağlıklı bebekler ilk dişlerini 6-7 aylıkken çıkarmaya başlarlar.Ve dişler tamamlanana kadar aylarca devam edebilir bu süreç. Bebekler dişlerini çıkartırken bazı belirtiler gösterirler, bunları size maddeler halinde aktaracağım.
BEBEKLERDE DİŞ ÇIKARMA DÖNEMİNDE GÖRÜLEN BELİRTİLER:
- ATEŞ: Ateş bazı bebeklerde görülebildiği gibi bazı bebeklerde görülmeyebilir. Ateş başka hastalıklarda da görülebileceği için yüksek ateşte bebeğinizi bir hekimin görmesinde fayda var.
- KULAK KAŞIMA-ÇEKİŞTİRME: Bebek diş çıkarırken acıdan dolayı kulaklarında ağrı hisseder ve kulağını kaşıyarak, çekiştirerek size bunu anlatmaya çalışır. Bu durum kulak iltihabı başlangıcı da olabilir.Yine bir hekime götürmekte fayda var.
- İSHAL: Bebekler diş çıkarırken fazla tükürük ürettikleri için barsaklar hızlı çalışabilir. Bebeğin eğer bir günden fazla sürüyorsa ishal durumu mutlaka bir hekime götürülmeli.
- SALYA AKITMAK: Birçok bebek 2 ve 3 aylıktan başlayarak salya akıtır. Bebekler için normal bir durumdur. Bazılarında az bazılarında fazla görülebilir.
- AĞRI: Bebekler diş çıkarmaya başladığında dişin çıkarken diş etine basınç uyguladığından dolayı diş etinde iltihaplara neden olabilir. Bunlara bağlı olarak ağrı oluşur. Bebeklerde en çok ağrıya sebep olan dişler ilk önce çıkan azı dişleridir.
- ÖKSÜRÜK: Diş çıkarken salyanın fazlalığına göre bebeklerin boğaz bölgesinde salyanın birikmesinden ötürü tıkanmalar görülebilir. Bazı bebekler bu dönemde ilgiyi üstüne çekmek isteyecekleri için öksürüğü devamlı hale getirebilirler.
- İŞTAHSIZLIK: Bebekler bu dönemde verilen katı gıdaları reddedebilir. Bu normal bir durumdur. Bu dönemde sıvı gıdalardan gerekli besini alabilir. Diş çıkardıktan sonra beslenmesi düzelecektir.
Kaynak: Parents Dergisi
12 Mayıs 2013 Pazar
ANNE...
"Anne olunca anlarsın" . Bu sözü bekarlığında duymayan yoktur herhalde, kaç kere duyduğumu hatırlamıyorum, ama doğruymuş ANNE olunca anladım. Yaşı, cinsi ne olursa olsun her zaman onlar bizim bebeğimiz, büyümeyecek bir bebek:))) Oğlum 4 yaşında, kreşe gidiyor, çalışan annelerin çocuklarının kaçınılmaz kaderi! Cuma günü okuldan aldım eve gidiyoruz, annecim gözlerini kaparmısın dedi, kapattım. Birkaç saniye sonra açabilirsin dedi ve gözlerimi açtığımda dünyanın ennnnn güzel ve ennnn anlamlı hediyesi yapılmıştı o gün benim için. Bir de üstüne üstlük yanaklara kondurulan güzel öpücüklerle de taçlandırılınca artık başka hiçbirşeyin önemi kalmamıştı. Allah onların hiçbir zaman eksikliklerini göstermesin. Sağlıklı, hayırlı, inançlı, dürüst, erdemli nesiller yetiştirebilmek nasip etsin Rabbim bizlere.
23 Nisan 2013 Salı
Ergin'imin Bardabas Kutusu
Daha önce Panda kutudan bahsetmiştim ve sevgili Duygu'dan buna benzer başka bir adres daha öğrenmiştim. Bardabas kutuları. Yine uzmanlar tarafından çocukların yaş gruplarına göre hazırlanan etkinlik kutuları. 23 Nisan'a özel kutular hazırlanmış ve 15 Nisan'dan yani doğumgününden önce elimize ulaştığı için iki kat daha mutlu olduk.
Ve hemen bir tanesini yapıverdik. Aşağıda hemen fotoğraflarını sizlerle paylaşmak istedim, biraz gecikmelide olsa :) Çok eğlendik biz denemek isterseniz www.bardabas.com'a tıklıyorsunuz.
İlk etkinlik düdüklü kuşu boyamaktı, kutudan çıkan suluboya ile Ergin'imi özgür bırakıp istediği gibi boyamasını sağladım. Ve bizim sabahları babamızı uyandırmak için bir düdüğümüz oldu :)))
Boyanmış hali :)
29 Mart 2013 Cuma
PANDA KUTU
Bu sefer canım oğlum ERGİN'imide düşündüm, Mart ayında O'na da Panda Kutu istedim, ondan daha çok merak ediyordum. Çok güzel, kocaman, içi dolu bir kutu geldi.
3 - 7 yaş arası çocuklar için, pedagog, psikolog ve öğretmenler tarafından, çocukların ilgisini çekebilecek, onların yeteneklerini keşfedebilecekleri, çeşitli materyallerden bir bütün oluşturabilmenin hazzını yaşatacak türden hazırlanan etkinlik kutuları, ebeveynlerle birlikte yapabilecekleri eğlendirici, öğretici çalışmalar.
Aşağıda fotoğrafını gördüğünüz kutudan her etkinlik için tek tek gerekli olan malzemeler hazırlanmış, yapılış aşamalarının olduğu bir kılavuzla evinize geliyor ve size çocuğunuzla eğlenceli vakitler geçirmek kalıyor.
Daha fazla bilgi için PANDA KUTU'yu ziyaret edin.
27 Mart 2013 Çarşamba
670 GRAM İLE HAYATA TUTUNMAK VE PRİMA PAMPERS
Küçük şeylerden mutlu olur musunuz, olurum diyende vardır olmam diyen de....
Ama olmak gerek bence...
Kızarız, üzülürüz, seviniriz, dövünürüz evet duygular insanlar için var hepimiz için ama herşeyi dozunda yaşamak güzel.
Mesela takımı kaybeden taraftar sanki dünya batmış gibi dövünür, itiraf ediyorum eskiden bende fanatiktim ama zaman geçince yaşadıklarım, gördüklerim ve öğrendiklerimden sonra bana bazı şeyler çok anlamsız gelmeye başladı.
Cumartesi günü kapım çaldı, beklediğim bir kargo değildi, kapıyı açtım ve paketi teslim aldım. Nedir ne değildir diye düşünürken, sevgili Prima yetkililerinin hazırlamış olduğu kitap, cd, kitap ayracı ve küçük bir nottan oluştuğunu gördüm.
Kitap İnci Candemir'in kaleme aldığı 670 gr. ile Hayata Tutunmak adını taşıyan gerçek bir hikaye.İnci Candemir'in 5,5 aylık olarak 670 gr.ağırlığında dünyaya gelen prematüre oğlu Can ile birlikte geçirdikleri 130 günlük hayata tutunuşunu anlatan bir kitap. Daha önceki aldığım kitaplara geçiş yapacakken önceliği bu kitabı okumaya ve sizlerle paylaşmaya karar verdim.
TEŞEKKÜRLER PRİMA PAMPERS :))
KİTAPSIZ GÜNÜMÜZ GEÇMESİN....
9 Ocak 2013 Çarşamba
BEBEĞİNİZİ EMZİRMEK İÇİN 25 NEDEN
Dünyaya bir varlık getirmeye karar verdik, O bizim canımız, kanımız, kendi kendine yetebilecek zamana gelene kadarda annelerinin sevgi, şefkat, ilgi ve bakımına ihtiyaçları olan bir varlık. Bu bakımlardan en önemlisi beslenmesi, bebeğimizi doğduğu andan itibaren besleme tarzımız, şeklimiz, O'nu nasıl beslediğimiz neredeyse tüm hayatı boyunca edineceği beslenme alışkanlığını daha küçücükken kazandırıyor. O nedenle onları bilinçli sağlıklı beslemeliyiz ilk adım da emzirme dönemiyle başlıyor. Bu konuda anneler her türlü medya aracı kullanılarak bilinçlendirilmeye çalışılıyor. En az 6 ay anne sütü, 6.ayda ek gıdalara geçişle beraber anne sütü 2 yaşına kadar verilmesi için kampanyalar yapılıyor. Neden?? Bu nedenleri içeren 25 madde sıralanmış isterseniz bir göz atalım. Bunları okuduktan sonra eminim hiçbir kadın rahatı, keyfi ve estetiği için emzirmemek adına bahaneler üretmeye çalışmayacaktır.
BEBEĞİNİZİ EMZİRMEK İÇİN 25 NEDEN
1- Dünya Sağlık Örgütü ilk altı ay boyunca bebeklerin sadece anne sütüyle beslenmelerini, altı ay sonrasında ise ek gıdalarla desteklenerek en az iki sene boyunca emzirilmelerini önermektedir. Bu yaklaşım T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından da desteklenmektedir. Bu durum açıkça ortaya koyuyor ki anne sütü bebek için çok faydalıdır.
2- Anne sütü bebeğiniz için mucizevi bir beslenme kaynağı olmakla birlikte emzirme sayesinde anne ile bebek arasında güçlü bir bağ kurulmaktadır.
3- Emzirme bebeğin duygusal ihtiyaçlarını giderir. Tüm bebekler kucaklanmaktan hoşlanır kendilerini güvende hisseder. Emzirme pozsiyonu bebeklerin ruhsal gelişimi için oldukça rahat ve önemli bir pozisyondur.
4- Anne sütü bebek için en mükemmel besin maddesidir. Anne sütü türe özgü bir salgıdır ve başka hiçbir besin maddesi anne sütünün bebeğe sağladığı yararları sağlayamaz.
5- Emzirmek annede meme kanserini riskini azaltır. Yapılan çalışmalarda emzirmenin meme kanseri riskini azalttığı saptanmıştır. Emzirmeye genç yaşlarda başlayanlarda bu azalma daha fazla olmaktadır.
6- Anne sütü her zaman hazırdır ve sunumu çok kolaydır. Bebeğinize ihtiyacı olan tüm besinleri sunarken aynı zamanda güven hissini vermenize destek olur.
7- Anne sütü bağışıklık ile ilgili maddeler içerir ve bebeğin bağışıklık sisteminin gelişimine katkıda bulunur ve kolaylaştırır.
8- Anne sütünün sindirilmesi daha kolaydır. Bebekler annelerinin sütünü diğer memeli hayvanların sütüne göre daha rahat sindirebilirler. İnek sütünde daha fazla protein olmasına karşın sindirimi daha zordur ve bebekler bütün bu proteinleri kullanamazlar.
9- Emzirme doğum sonrası annenin rahminin küçülmesini kolaylaştırır.
10- Emzirme doğum sonrası kanamaları azaltır Emzirme ile salgılanan oksitosin hormonu rahimin kasılmasını sağlarken açık olan kan damarlarının da kapanmasına yardımcı olur ve bu sayede doğum sonrası kanamalar azalır.
11- Emziren annenin hamilelik döneminde aldığı kiloları vermesi kolaylaşır. Emziren anneler günde 500 kalori fazladan harcarlar. Bu da kilo vermeyi kolaylaştıran bir etkendir.
12- Mama ile beslenen bebek alerji gelişme şansını arttırır... Mama ile beslenen bebekler anne sütü ile beslenenlere göre daha yüksek oranda alerjik bünyeye sahiptirler.
13- Anne sütü bebekte kulak enfeksiyonları sıklığını azaltır.
14- Anne sütü bebeği ishale karşı korur.
15- Anne sütü bebeği solunum sistemi enfeksiyonlarına karşı korur.
16- Emzirme annede ileride kemik erimesi şansını azaltır. Bulgular emzirmeyen kadınlarda kemik erimesinin 4 kat fazla görüldüğünü ortaya koymuştur.
17- Mama ile beslenen bebekler ileriki yaşantılarında şişmanlık açısından daha fazla risk altındadır.
18- Anne sütü aşıların etkinliğini arttırır. Anne sütü ile beslenen bebeklerde, aşılardan sonra görülen bağışıklık cevabının daha güçlü olduğu saptanmıştır.
19- Anne sütü her zaman uygun sıcaklıktadır.
20- Anne sütü her zaman uygun konsantrasyonda besin maddesi içerir.
21- Anne sütü bebek için doğal bir sakinleştiricidir. Anne sütünün içerdiği bazı kimyasal maddeler bebeğin daha kolay uykuya dalmasına yardımcı olur. Sinirli bebekler daha kolay sakinleşir.
22- Anne sütü ile beslenen bebekler daha az doktora gider. Anne sütü ile beslenen bebekler genel olarak daha sağlıklı oldukları için daha az doktora gitme gereksinimi görülür.
23- Anne sütü her zaman temizdir.
24- Emzirme bebeğin diş sağlığı için yararlıdır. Memeden emmek, biberondan emmeye göre bebeğin diş ve çene gelişmi için daha uygundur. Memeden emerken biberona göre 60 kat fazla enerji harcayan bebeğin çene kasları daha kuvvetli olur. Düzgün gelişen bir çenede çıkan dişler daha düzgün ve sağlıklı olur.
25- Anne sütü ağrı kesicidir. Anne sütü içerisinde bulunan endorfinler bebek için doğal bir ağrı kesici vazifesi görür.
16 Aralık 2012 Pazar
AŞI TAKVİMİ
Merhabalar geçtiğimiz haftalarda seminere katılacağımı duyurmuştum ayrıntılar burada..
İstanbul Aile Hekimliği Derneği'nin desteği ile düzenlenen Bebek Dostu Hemşirem Eğitim Toplantısı'nda 3 değerli hocalarımız kendi konularında çok güzel bilgilendirmeler yaptılar. Birçoğu bildiğimiz konular olduğu için tekrar etmiş olduk süreç içerisinde katkısı olan yeniliklere değinildi.
Prof. Dr. Ahmet Arvas; sağlam çocuk izlemi, büyüme ve gelişmenin değerlenirilmesi, normalden sapmalar, tarama testleri ve önemi, aşılar, vitamin destekleri konularında;
Prof. Dr. Ümran Korkmazlar; çocuklarda normal psikolojik gelişim, normalden sapmalar, ne zaman psikoloğa yönlendirelim konularında bizleri aydınlattılar fakat süre yeterli olmadığı için özellikle son oturum bizi tatmin etmedi, saatlerce dinleyebilirdik. Çünkü hocamız anlatırken ister istemez empati kuruyorsunuz kendinizi, çocuğunuzu, davranışlarınızı birebir anlatılanların yerine koyup değerlendiriyorsunuz bir anlamda. Bu yönden de saatlerce Ümran Hocamızı dinleyebilirdik.
Bugün sizlere bebeklik ve çocukluk dönemindeki aşı takviminden bahsedeğim, yeni eklenen aşılarla birlikte takvimin son şeklini vereceğim.
Bazı ebeveynler aşılar için bebeklerini özel hastanelere götürmekteler , onların aşı takvimi ile sağlık bakanlığının öngördüğü aşı takvimi arasında ufak farklılıklar mevcut, benim vereceğim takvim Sağlık Bakanlığı'nın öngördüğü takvimdir. Eğer aşılardan emin değilseniz ve soru işaretleri varsa kafanızda aşı kartınızı alın ve bağlı bulunduğunuz aile hekimliğinize giderek kontrol ettirin.
AŞI NEDİR?
Hastalık oluşturan bakteri ve virüslerin zararsız hale getirildikten sonra, vücuda uygulanarak o hastalıktan koruyacak olan antikor yapımının sağlanmasına aşılama denir.
Aşılanan kişide mikrop üremesi mümkün olmadığı için çocukların aşılatılması yalnızca onları korumakla kalmaz aynı zamanda hastalığın ortadan kalkmasına katkıda bulunur.
AŞI TABLOSU
Doğumda Hepatit B ( 1.doz )
1.ayın sonunda ( 4 haftalık ) Hepatit B ( 2.doz )
2.ayın sonunda (8 haftalık ) BCG, DaBT-IPA-Hib (1.doz), KPA (1.doz)
3.ayın sonunda (12 haftalık) Rotavirüs Aşısı ( 1.doz, özel aşı )
4.ayın sonunda (16 haftalık) DaBT-IPA-Hib (2.doz), KPA (2.doz)
5.ayın sonunda (20 haftalık) Rotavirüs Aşısı ( 2.doz, özel aşı )
6.ayın sonunda (24 haftalık) Hepatit B (3.doz), DaBT-IPA-Hib (3.doz)
KPA (3.doz), OPA (1.doz)
12.ayın sonunda (52 haftalık) KKK (1.doz), KPA (rapel), Suçiçeği aşısı
18.ayın sonunda DaBT-IPA-Hib (rapel), OPA (rapel), Hepatit A (1.doz)
24.ayın sonunda Hepatit A (2.doz)
İlköğretim 1.Sınıf KKK (rapel), DaBT-IPA
İlköğretim 8.Sınıf Td
BCG: Verem aşısı
DaBT-IPA-Hib: Difteri, Tetanoz, İnaktive Polio, Hemofilus İnfluenza Tip B aşısı
KKK : Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak
OPA: Oral Polio Aşısı (çocuk felci)
KPA: Konjuge Pnömokok Aşısı
Rapel: Pekiştirme dozu
7 Aralık 2012 Cuma
YAĞMUR VE HAFTA SONU....
Yağmurlu, soğuk birkaç gün geçirdik, hatta bizim buralarda sulu kar atıştırdı. Canım oğlum kar yağmasını ve tutmasını bekliyor. Neden mi? Tabiiii ki kocaman bir Kardan Adam yapmak için :)) Burnu havuçtan, gözleri siyah zeytinden ( yeşil de olabilir ben renkli göz severim ) ağzıda yeşil sivri biberden olacakmış, hayalini inşallah gerçekleştiririz bakalım nasip kısmet.
Yarın bir firmanın düzenlemiş olduğu bir seminere katılacağım, 3-6 yaş çocukluk dönemi üzerine olacak. Tam benlik yani, güzel notlar olacağını umuyorum bununla ilgili bir post hazırlayıp sizlerle de paylaşmak isterim, ilgili, meraklı, araştıran, okuyan, öğrenen, paylaşan o kadar çok blogger annelerimiz varki onlarıda zevkle takip ediyorum buradan.
HERKESE MUTLU HAFTA SONLARI :))))
5 Aralık 2012 Çarşamba
GANGNAM STYLE FIRTINASI :))
PSY - GANGNAM STYLE ile Spi0n
Eveeet bir süredir Gangnam Style fırtınası esiyor malumunuz Güney Kore taraflarından :))
Çoluk çocuk, genç, yaşlı demeden herkes kendini kaptırmış. Kaptırmamak mümkün mü. İnsana enerji depoluyor adeta.
Benim 4 yaşındaki oğlum bile bir kere seyretti hemen kendini sahneye attı :)) dans etmeye başladı. Gerçi onda her telden var. Rap, horon, modern dans.....
İşin en komik tarafıda bu sabah yaşadığım olay. Sıcağı sıcağına anlatmam lazım. Oğlumu kreşe bıraktım işyerime dönüyorum aaaa ne duysam sabah sabah sokak Gangnam Style ile inliyor. Nereden geliyor acaba:)) İlköğretim okulunun teneffüs zili :))) Artık çocuklar sabah sabah ilk dersten sonra uyansın, şööööyle bir silkelensin, kendilerine gelsin diyemi yapıyorlar. Bunun dışında rahmetli Barış Manço'nun şarkılarının müziklerinide zil sesi yapmışlar, yani anlayacağınız potburi kaynıyor okul zilleri. Valla benim zamanımda bir tane zil sesi vardı ; zırrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr biz bu sesi duydukmu olay biterdi uyuyan adamı bile uyandırırdı neyse çağa ayak uydurmak herhalde.
Bu arada seyredenleriniz de vardır geçtiğimiz cumartesi günü Yetenek Sizsiniz'de 7 yaşındaki bir çocuk giyiminden tutunda, tipi ( tabi küçültülmüş hali gibi duruyor ) hareketleri hık demiş PSY'ın burnundan düşmüş yani :)) Ve şarkıyıda playback yapmadı birebir kendi seslendirdi. Hem söyledi hem oynadı müthiş bir performanstı ve 1 hafta gibi kısa bir sürede hazırlanmış. Şimdiki çocuklar zehir gibi vesselam :)))
YETENEK SİZSİNİZ Okan Şenyuva'nın Dans... ile YetenekSizsinizTurkiye
28 Ağustos 2012 Salı
ÇOCUKLARA TUVALET ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMAK....
Merhabalar,
Ben bu konunun uzmanı değilim , sadece ben de bir ANNEyim. Takip ettiğim blogger anneler var çok ta güzel yazılar yazıyorlar, deneyimlerini paylaşıyorlar.Zevkle okuyorum.Benim hamilelik dönemimde bloglarla bu kadar içli dışlı değildim, evde geçirdiğim doğum izni sürecimde farkındalığına ulaştım şimdi nur topu gibi dört tane blogum var ve hepsini çok seviyorum. Neyse konuyu dağıttım sanırım tekrar özüme döneyim :))
Yaklaşık 9 ay süren gebelik sonucu O mucize varlığı kucağınıza aldığınızda tüm sıkıntı ve çektiğiniz acıları unutuyorsunuz. Asıl süreç bundan sonra başlıyor çünkü. Bakımı, emzirmesi, aşıları v.s. Ve bebeklikten çocukluğa geçerken bırakılması gereken süreçler var. Örneğin emzirme çalışan annelerin çocukları maalesef bu süreci biraz daha erken noktalıyorlar. Sonraa emzik ve biberon kullananlarda bunların bırakılması zamanı geliyor, diş ve damak gelişimini olumsuz etkilememesi açısından, 6 aylıkken ek gıdalara yavaşça ve yumuşakça geçiş dönemi. Allah'a çok şükür ben bu dönemleri kolaylıkla atlattım. Eğer unuttuğum noktalar varsa lütfen yorum kısmına yazmanızı rica ediyorum.
Şimdi gelelim asıl konumuza. Başlıkta da belirtmiş olduğum gibi benim için en önemlisi ve biraz zorlu olan süreç bezden kesip tuvalet alışkanlığını kazandırmaktı, sağlıklı bir şekilde. Artık elimizin altında internet dediğimiz koca bir ansiklopedi var uzmanların sesine hepiniz kulak vermişsinizdir ama bu öneriler herkes için uygun olmayabilir. Her çocuk farklıdır, alışma süresi, algılama, yatkınlık v.s. Uzmanlar derki tuvalet alışkanlığına 18-24 ay arasında başlamak gerekir, önce konuşulacak, anlatılacak, eğlenceli bir hale getirilecek çünkü bir kere çocuk korkarsa alışma süreci çok uzun sürebiliyor. Birde yaygın bir kanı var o da şu çevremde kız ve erkek çocuk sahibi eş, dosttan edindiğim izlenimlerden biri de kız çocuklarının erkek çocuklarına oranla bu alışkanlığı daha çabuk kazandıklarıydı.
Benim oğlumda biraz geç alışanlardan geç olsunda güç olmasın derler ya.. 3 yaşında bu alışkanlığı kazandı. Bu yaz Haziran ayında ,sırf başında durayım ben öğreteyim diye yıllık iznimin bir haftalık kısmını kullandım o bir haftayı tahmin edebilirsiniz , evde yerler bir güzel gölet :)) ve mis gibi kokularla bezeniyor. Ama bir şekilde 1 hafta içinde bu alışkanlığı kazandırmayı başardım hem de gündüz ve geceyi aynı anda bıraktırarak, inanın böylesi çok daha kolay oluyor, çocuk artık hiçbir zaman diliminde bez takmayacağını biliyor. Sizlere aşağıda maddeler halinde aktaracağım, uyanda olacaktır elbette uymayanda ama birazcık faydalı olabilirsem ne mutlu bana :))) Şimdi sizleri listemle başbaşa bırakacağım, bunlar tamamen benim deneyimlediklerim.
- Öncelikle tuvalet alışkanlığına başlayacağım tarihten bir hafta önce işe oğlumla konuşmakla başladım. 1 hafta boyunca; 1 hafta sonra artık bezi çıkaracağımızı gece ve gündüz çişini artık tuvalete yapacağını, onun yaşındaki tüm çocukların artık bez takmadığını, artık marketlerin onun yaşındaki çocuklara bez vermediğini v.b. telkinlerde bulundum.
- 1 hafta sonunda bezi çıkaracağımız cumartesinden bir gece önce yatırırken sabah kalktığımızda artık bezi çıkaracağımızı , altındaki bezin son bez olduğunu, başka olmadığını söyledim. Sabah kalktığımızda ilk söylediği şey hadi anne bezi çıkartalım oldu. Tabiki ilk seferler altına kaçırdı günde kaç kere üstbaş değiştimizi hatırlamıyorum. Ama 2 gün sonra çişini tuvalete yapmaya başladı. 4-5 gün sonrada kakasını tuvalete yaptı. 1 hafta sonunda zafer benimdi. Rahatlığına alışınca artık , bu sıcaklarda bacaklarını sıkan terleten birşey olmayınca onunda çok hoşuna gitti. Ama bir hafta tamamen alışana dek kabustu tabiki, anneler bilir.
- Son birşey daha unutmuşum yazmaya. Planlı programlı olduğu için bu işler son aldığım bez paketini bir numara küçük almıştım :)) Çok işe yaradı. Çok rahatsız oldu çünkü bezin sıkmasından , bununda alışkanlığını kısa sürede kazanmasında rolü olduğunu düşünüyorum.
BÜTÜN ANNELERE KOLAY GELSİN :)))
15 Aralık 2011 Perşembe
ÇOCUK RADYOSU
Düşündüm gerçekten bende hayır yok cevabını verdim. Gün boyu spor, dini yayın, müzik yayını hatta ve hatta müzik türlerine göre tek yayın yapan radyolar bile var ama çocuk radyosu yok, ya da ben demi atladım diye düşündüm. Radyo frekanslarını baştan sona taradım ama yok... Güzel olmaz mıydı tüm gün çocuklara yayın yapan bir radyonun olması mesela. Masallar, hikayeler, şiirler, yarışmalar, çocuk şarkıları ........... Hem böylece çocuklarımız bilgisayara ya da televizyona takılıp kalmazlardı. Saatlerce tv'nin başından kalkmayanlar var, ebeveynlerin bir kısmı da oh ne rahat çocuğumuz oyalanıyor biz de rahat ediyoruz diye düşünüyorlar. Ama onlara ne kadar kötülük yaptıklarının farkında bile değiller, sağlıkları açısından, sosyalleşmeleri açısından sekte vuruyorlar haberleri yok. Allahtan canım oğlum Ergin'im belli başlı ona uygun programları izlettiriyorum ve ille de TV aç anne diye tutturduğunu hatırlamıyorum.
Beraberce oyunlar oynarız, O'na kitaplar okurum v.s. aklına bile gelmez tv. Mesela böyle bir çocuk radyosunun yayına geçtiğini düşünün bir yandan hem oyunlar oynar, bir yandan şarkılar, masallar dinleyip eşlik ederler, hem onlar birşeyler öğrenir hemde daha kaliteli daha sağlıklı vakitlerini geçirmiş olurlar. Üstelik arabada seyahat sırasında da bir dolu CD taşımak zorunda kalmayız :)))) Tüm yayıncı arkadaşlara duyurulur.
Bu arada eskiden radyolu günlere gitti aklım. When I was a child - Bir zamanlar çocukken- diye başlayan ..... Her hafta sonu saat 10.00 civarında kahvaltı sofrası hazırlanmış olurdu, bizde heyecanla bir hafta önce yarım kalan skeçin yeni yayınını dinlemek için merakla beklerdik. Şarkı yayınları başladığında bundan sonraki ya ikinci şarkı benim olsun diye sözleşip merakla bahtımıza çıkacak şarkıları beklerdik, zevkle dinlerdik....... Bunları yazarken dahi bir yanda radyom açık ve dinliyorum...... TV gibi sizi karşınıza esir almıyor, hem dinliyor hem de işlerinizi yapabiliyorsunuz. Klasik ya da caz müzik eşliğinde kitaplarınızı okuyabiliyorsunuz......
6 Aralık 2011 Salı
ANNE OLUNCA ANLARSIN......
Cevabınızı duyar gibiyim :)) Bu sözü herkes duymuştur sanırım annelerinden ergenlik, yetişkinlik dönemlerinde ve genelde çokta kulak asılmaz. Ama ben gerçekten annemin neden üzerime titrediğini ve hala kendim çocuk sahibi olmama rağmen benim açlığımla ne yediğimle , üşüyüp üşümediğimle, hasta olduğumda sanki kendisi hastaymış gibi bana baktığını v.s. .... şimdi daha iyi anlıyorum. Çünkü bende anneyim.. Oğlum hasta olduğunda iyileşene kadar bende hastayım, yemek yemediğinde O yiyene kadar bende yemiyorum, üzüldüğünde O sevinene kadar ben de üzülüyorum, belki daha yolun başındayım henüz 2,5 yaşında prensim, ileride daha çok çatışmalar yaşayacağız ve çoğu şeyide O'nun iyiliği için yaptığımı söyleyerek ama benim tek dezavantajım " anne olduğun zaman beni daha iyi anlarsın" diyemeyeceğim çünkü bir oğlum var:))) O ne kadar anlar bilemiyorum :)))
Her zaman ilklere hayatımda çok önem vermişimdir.Derler ya ilk göz ağrıları unutulmaz diye..O nedenle Ergin'im dünyaya gelmeden hatıra defterlerinden aldım ve yazmaya başladım - ama hala boş yerler var oralarıda bir ara dolduracağım :))- İlk kestiğim tırnağını bile saklıyorum ve saçlarını bazıları çok gülüyor buna ama benim çok hoşuma gidiyor, büyüdüğünde o zamanları görebilirsek 10. yaşını kutlarken O'na bunlardan çok özel bir armağan paketi yapıp şaşırtmak istiyorum.Size böyle birşey yapsaydı anneniz sevinmezmiydiniz??
Ben çok mutlu olurdum.
Şimdi daha doğrusu 2,5 ay önce ben çalışmaya hayatıma tekrar dönünce kreşe başladı. Evveet bir ilk daha oğlumun hayatında ilk okul hayatı, ilk öğretmeni ve dün ilk öğretmenler günümüzüde kutladık Ergin'imle beraber cici kurabiyeler yaptık merak edenler hemen burayı tıklayın :). İnsanın kendi emeğiyle yaptığı herhangi bir şeyin değerinin başka birşeyle ölçülemeyeceğine inananlardanım.Bende canım oğlumun sayesinde ilk veli toplantıma gitmiştim geçen ay :)))
Mesela geçtiğimiz kurban bayramındada çok güzel bayram kartı hazırlamışlar aşağıda gördüğünüz üzere, çok sevimli değil mi:))) Ve o kadar güzel çocukları eğlendirici, öğretici birçok etkinlik ve faaliyette bulunuyorlar. Oğlum memnun, mutlu ben memnun, mutluyum daha ne isterimki:))) En büyük korkum uzunca bir süre beraberlikten sonra okul ortamına, disiplinine alışabilirmi idi? O dönemi de 1 hafta gibi kısa sürede atlattık çok şükür:)) Darısı tüm annelerin başına diyorum ......
İŞTEEE CANIM OĞLUMU ERGİN'İN KENDİ GİBİ SEVİMLİ KURBAN BAYRAMI TEBRİK KARTI :))))
7 Şubat 2011 Pazartesi
İSTANBUL TURNESİ PROGRAMI
Müzikli Tiyatro
Caillou Hayal Dünyası
8 - 9 Şubat BAHÇELİEVLER Belediyesi Kültür Merkezi
Saat: 12.00 - 14.00 - 16.00
10 - 11 Şubat YENİBOSNA İhlas Koleji Kültür Merkezi
Saat: 14.00 - 15.00 - 16.00 - 19.00
12 - 13 Şubat BAŞAKŞEHİR Çınar Kongre Merkezi
Saat: 14.30 - 17.00 - 19.00
İrtibat ve Gişe Tel:
515 15 45
515 15 65
441 36 81
0505 946 86 05
www caillouturkey.com
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










.png)










































