20 Aralık 2013 Cuma

DenizBank 3. Kısa Film Fest Yarışması, FastPay'i En İyi Anlatacak Yönetmenleri Bekliyor

DenizBank 3. Kısa Film Fest Yarışması DenizBank tarafından 3. kez düzenlenecek olan Deniz Film Fest ile mobil cüzdan fastPay’i en iyi anlatan viral seçilecek. “fastPay’i en iyi sen anlat, büyük ödülü sen kazan!“ konulu yarışmada dereceye girenleri 5.000 ile 15.000 TL arası ödüller bekliyor.

Yenilikçi ürün ve hizmetleriyle farklılaşan DenizBank, sektörde fark yaratan uygulaması fastPay’i en iyi anlatacak yönetmenleri bekliyor. DenizBank tarafından 3. kez düzenlenecek olan Deniz Film Fest ile DenizBank’ın mobil cüzdanı fastPay’i en iyi anlatan kısa film seçilecek. “fastPay’i en iyi sen anlat, büyük ödülü sen kazan!“ konulu yarışmada filmler maksimum 2 dakika sürecek. Yarışmacılar çektikleri filmlerde isterlerse viral, isterlerse gerçekten hayattan örnekler, isterlerse de sokak röportajları şeklinde bir film yapabilecek ve çekim için her türlü cihazı kullanabilecekler.

Başvuru yöntemi

Katılımcılar çektikleri videoları, video paylaşım sitesi Youtube’a yükleyecek ve linklerini DenizBank Facebook sayfasında bulunan 3. Deniz Film Fest uygulamasına girerek 20 Ocak – 28 Şubat 2014 tarihleri arasında başvurularını yapabilecekler. İzleyiciler, 1 - 13 Mart 2014 tarihleri arasında, uygulamada bulunan ve beğendikleri filmleri “like” ederek oylayacak. En fazla “like” alan 30 film, 17 – 28 Mart 2014 tarihleri arasında jüri tarafından değerlendirilecek. Jüri Belgesel Sinemacılar Birliği Başkanı ve Belgesel Yönetmeni Hasan Özgen, Görüntü Yönetmeni Uğur İçbak ve Yönetmen Taner Elhan’dan oluşuyor. İlk 3’e girecek filmler için DenizBank tarafından sırasıyla 15.000, 10.000 ve 5.000 TL ödül verilecek. Ödül töreni ise 8 Nisan 2014’te düzenlenecek.

Dijital bankacılıkta ezber bozan uygulama: fastPay

DenizBank’ın fastPay uygulaması özellikle gençlerin birbirlerine hızlı para transfer etmeleri, üye işyerlerinde, ellerini cebine atmadan sadece telefonlarından ödeme yapabildikleri inovatif bir mobil cüzdan uygulaması. Uygulama sayesinde DenizBank müşterisi olsun olmasın herkes cepten cebe 7/24 ücretsiz para gönderebiliyor. Kullanıcılar DenizBank Mevduat Hesabı’nı veya kredi kartını fastPay cüzdanına bağlayabiliyor, fastPay işyerlerinde alışveriş olanağına sahip oluyor. Alışverişlerde ödeme yaparken NFC, QR Kod gibi hiçbir ekstra teknolojiye ihtiyaç duyulmaması ise fastPay’in rakiplerinden ayrıldığı en önemli fark olarak dikkat çekiyor.

Ayrıca fastPay ile istenilen DenizBank ATM’sinden kartsız para çekilebiliyor. Uygulama AppStore, WindowsPhone Store ve Google play’den ücretsiz olarak indirilebiliyor.

Bilgi için:
Bersay İletişim Danışmanlığı / 0212 337 51 00
Rasim Yılmaz  /  Tel: 0212 337 51 49 / GSM: 0554 289 49 01 /  rasim.yilmaz@bersay.com.tr
Gül Mumcu Mutlay  /  Tel: 0212 337 51 79 / GSM: 0532 251 83 30 /  gulm@bersay.com.tr


Bir boomads advertorial içeriğidir.

29 Kasım 2013 Cuma

Kış yolculuğuna hazırız!



 Tchibo her hafta yenilenen temaları, modayı kaliteyle bütünleştiren ürünleri ve lezzetli kahveleriyle sevdiğimiz markalardan biri.

Bir Tchibo mağazasına girdiğinizde sizi karşılayan harika bir kahve kokusu duyuyorsunuz. Ürünlere bakmak için sabırsızlansanız bile kahve standının önünden güç bela ayrılıyor ve ürünlere doğru yöneliyorsunuz. Ürünlerin hemen hemen hepsi keyifli renklerde ve tarz ürünler. Üstelik hepsi birbirinden kaliteli ve dayanıklı. Tchibo ürünlerinin kalitesi, alanında uzman kişiler tarafından çok sıkı ve acımasız testlerden geçiyor ve sadece testi geçebilenler satışa sunuluyor.

Ve bu hafta tam biz seyahat aşıklarına göre bir tema var Tchibo’da. Kayak Keyfi&Kış Modası! Su ve kir geçirmeyen Ecorepel malzeme ürünler, çığ kazalarına karşı içerisinde yerinizi bildiren RECCO Reflektor bulunan montlar, nemi teninizden alıp dışarı ileten COOL MAX termal içlikler ve çok daha fazlası. Kayak&Snowboard kaskı ve gözlüklerinizi de aldıysanız, kayağa ve kış seyahatine hazırsınız. Ayrıca son moda kışlık kıyafetlerle de pistlerin en şık kayakçısı siz olacaksınız!

Kayak Keyfi&Kış Modası temasındaki tüm ürünler birbirinden güzel ama içlerinden seçerek birkaçına daha geniş yer verelim. Konu kayak olunca güvenlik önemli tabii. Kapitone Kayak Montu yumuşak ve sıcak tutması yanında Recco Reflektorle de güvenliğinizi sağlıyor. Güvenlik demişken, ayakkabı kar zinciri de bu temadan muhakkak edinmeniz gereken parçalardan. Spiral sistemiyle kara ve buza rahatlıkla basıyor, hem de kayıp bir yerinizi kırma tehlikesinden korunmuş oluyorsunuz. Konu seyahat olunca ayaklar daha bir önem kazanıyor tabii. Sağlıklı ayakkabılarla yollar size vız gelecek. Tchibo’nun termal botu ve termal çizmesi tam da bu bahsettiğim türden. Hem ayaklarınızı kuru ve sıcak tutuyor hem de rahat etmenizi sağlıyor. Üstelik fiyatları da dudak uçuklatmıyor. Tchibo’nun profesyonel içlikleri de kayağa gitmeden muhakkak edinmeniz gereken parçalardan. Mikro kapsül teknolojisine sahip bu içlikler, aşırı terlemeyi ve terin üzerinizde kurumasını önlüyor, size hareket özgürlüğü veriyor. Ve çocuklar! Tchibo onları da unutmamış, bu temaya tatlı mı tatlı Çocuk Kar Tulumları ve montlar eklemiş. Hepsi de hava alan, suyu ve rüzgarı geçirmeyen yapıda. Çocuklarınız bu tulum ve montlarla kar melekleri ve kar prensleri gibi görünecek!

Kayak Keyfi&Kış Modası temasında bunlardan başka birçok ürün daha bulunuyor. Daha ayrıntılı incelemek için Tchibo.com.tr’ye tıklayıp, keşfe başlayabilirsiniz. Şöyle keyifli bir alışveriş yapıp, sonrasında da kahveyle yorgunluk atmak isteyenleri, çalışanlarının yüzünden gülümseme eksik olmayan Tchibo mağazalarına davet ediyor ve ekliyorum; yeni temalardan herkesten önce haberdar olmak için Tchibo Facebook sayfasını (https://www.facebook.com/tchiboturkiye) beğenebilirsiniz. Keyifli alışverişler!





Bir boomads advertorial içeriğidir.

26 Kasım 2013 Salı

ELDE VAR SANAT: SVETLANA KOLOSAVA




Rus müzisyen ve ressam olan Svetlana Kolosava elini tuval yerine kullanıp masalları ve manzaraları sol eline resmetmeyi tercih etmiş. Hiç fena olmamış, değişik bir çalışma. Düşünsenize masalı çocuğunuza anlatırken bir yandan da elinizde resmetmiş olduğunuz çizgileriyle aktarıyorsunuz, çok yaratıcı geldi bana.Sizce de güzel değil mi? Ben birkaç örnek resimleri internetten sizlerle paylaşıyorum daha fazlası, blogunda ve facebook hesabı üzerinden erişip görmek mümkün.











10 Kasım 2013 Pazar

AZUM ONAN'IN "DOKUZ" SERGİSİ





ARTE İstanbul Sanat Merkezi 19 Kasım - 28 Aralık







8 Kasım 2013 Cuma

OKUDUM, BİTTİ... KAHPERENGİ / HANDE ALTAYLI



Yazar:  Hande ALTAYLI
Yayınevi:  Doğan Kitap
Sayfa:  324


ARKA KAPAK YAZISI

Romanları yayımlandığında en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.

O sabah yatakta gözlerini açtığında ise kendini iyi hissetmiyordu. Bir gece önce Fırat'ı görmek dengesini altüst etmişti. Geçmişin asla sandığımız kadar uzakta kalmadığı gerçeğiyle yüzleşmek, yeteri kadar uzağa gidemediği kaygısını doğuruyordu. Yoksa yıllar geçtikçe güçleneceğine, zayıflıyor muydu insan? Olgunlaşacağına koflaşıyor, dayanıklılığını yitiriyor muydu? Öğreneceğine unutuyor, bildiklerinden şüpheye mi düşüyordu? Geride bıraktığı onca şeyden ve onca yıldan sonra böyle yaprak gibi titremek, kendini başa dönmüş gibi hissetmesine yol açıyordu. Yürümüş, yürümüş ama hiçbir yere gidememişti. Belki de dünyanın yuvarlak olması, daima başladığın yere, yani kendine döneceğin anlamına geliyordu.

Küçük bir Anadolu kasabasından İstanbul'un ışıklı gecelerine uzanan bir yolculuğun hikâyesi. Sevginin değil, mecburiyetin birlikte tuttuğu bir ailede büyüyen Narin ilk kez âşık olduğunda yolların nihayet daha büyük yollara bağlandığını, o büyük yolların da başka şehirlere, ülkelere kavuştuğunu anlar. Ve biri gittiğinde arkasında bir yol bıraktığını. Ama o yolların nefrete, ihanete de açıldığını anlaması için aradan yılların geçmesi, dostlukların sınanması, kaybedilenlerin bulunması gerekecektir. 

Aşka Şeytan Karışır ve Maraz adlı romanları yayımlandığı yıllarda en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.


BENCE...

Geçen sene dizisi çekildi. Birkaç bölüm seyrettim henüz kitabı okumamıştım. Çünkü kitabını okuduysam dizi ya da sinemayı seyretmem, seyrettiysem de kitabı okumam. Kitap ve senaryo birbirine hiç uymaz ve kitaptaki tadı seyirde alamam. İzlemeye devam edemedim tüm diziler gibi, hiçbir diziyi birkaç bölümden sonra takip edemem onun yerine birşeyler okumayı tercih ederim. Bu seferde arkadaşımda gördüm ve hikayesini merak ettiğim Kahperengi'ni ödünç aldım ve son yarısını bir gecede bitirdim.Hikaye Yaslıhan'da bir kasabada dünyaya gelmiş ve aile bağları güçlü olmayan Narin'in İstanbul'a gelişini ve başarılı bir avukat olma  hikayesini anlatıyor. Geçmiş ve şimdiki zamanlarda birer bölüm anlatılarak olaylar birbiriyle bağlanıyor. Ve son birkaç sayfada gözyaşlarımı tutamadım... Deniz'in Narin için yaptığı fedakarlığı okuduğum sayfalardı. Ve şu inancım bir kez daha kanıtlandı " Kan bağı ile kardeş olunmuyor, gönül bağı bile kardeş olmaya yetiyor " .
Okuyun siz de bana hak vereceksiniz.


                                                                     İYİ OKUMALAR 




4 Kasım 2013 Pazartesi

A Segmentinin Çehresini Değiştiren Yeni i10 Türkiyede’de Satışa Sunuldu




Detaylar İçin Tıklayın


Donanım seviyesi, konforu ve tasarımıyla A segmentinin standartlarını yeniden belirleyen Yeni i10 Türkiye pazarında satışa sunuldu. Hyundai için önemli bir yere sahip olan ve tamamı Türkiye’de üretilecek olan Yeni i10, 1.0 lt D-CVVT Style düz vites versiyonuyla birlikte 28.490 TL’ye satılıyor.

İlk kez 2013 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tüm dünyaya tanıtılan ve geçtiğimiz ay düzenlenen törenle üretimine başlanan Yeni Hyundai i10’un 2014 yılında Avrupa, Türkiye ve bölge ülkelerde 88 bin adet satılması planlanıyor. Bu hedefle beraber Hyundai’nin A segmentinde yüzde 6,3’lük pazar payını alması bekleniyor. Yeni i10 ile birlikte Hyundai Assan İzmit Fabrikası’nda yapılan toplam üretimin yüzde 90’dan fazlası öncelikle Avrupa olmak üzere 30’un üstünde ülkeye ihraç edilecek.

Önceki modelin ortaya çıkmasının ardından geçen beş yıllık süre içerisinde önemli aşamalar kaydeden i10, artık daha büyük boyutlara sahip, daha kullanışlı ve aynı zamanda Avrupalı çizgileri sayesinde daha estetik. Hyundai’nin akıcı tasarım hatlarını başarılı bir şekilde yansıtan Yeni i10, markanın Modern Premium felsefesini de fazlasıyla vurguluyor. Akıcı tasarım felsefesi ile yeniden şekillenen Yeni i10, geniş ön ızgarası, geriye doğru uzanan çekici ön farları, stop lambaları, kapı üzerinde sportif kaplaması, arka spoyleri ve sportif boyutlarıyla hem heyecanı ve hareketliliği yansıtıyor hem de dikkatleri ilk bakışta üzerine çekiyor. Önceki i10’dan 80 mm daha uzun, 65 mm daha geniş ve 40 mm daha alçak olan Yeni i10 daha geniş ve ferah bir oturma alanına sahip. Yüzde 12 büyüyerek 252 litreye ulaşan bagaj kapasitesiyle sınıfının en iyi değerlerini sergileyen Yeni i10’un, 60/40 katlanabilen koltukları sayesinde bagaj hacmi istenildiğinde 1.046 lt’ye kadar büyütülebiliyor.

Yüksek donanım seviyesiyle üretilen araç, artırılmış malzeme kalitesi ve estetik kokpit dizaynıyla ön plana çıkıyor. Dinamik tasarımına ek olarak, 0,31 Cd’lik sürtünme katsayısı ile sınıfının en iyi derecesini elde eden i10, bu sayede rakiplerine göre daha verimli bir motor ve daha sessiz bir sürüş vaat ediyor. Bu anlamda Yeni i10, konforlu iç mekanı ve sportif dış tasarımına ek olarak geliştirilmiş sürüş özellikleri ve şaşırtıcı seviyedeki sessiz kabiniyle de iddialı.  Öne doğru daha eğimli bir açıyla tasarlanan ön cam ve A sütunu sayesinde daha fazla görüş açısı elde edilirken iç mekan ferahlığı da ilk anda fark ediliyor.

11 farklı gövde ve 3 farklı iç mekan rengi ile satışa sunulacak olan Yeni i10’un bej, mavi ve tarçın renklerinden oluşan iç mekanında kullanılan malzemelerle birlikte kalite hissi de artırılmış. Araç içinde özellikle kapı içi trimlerde malzeme ve işçilik kalitesi üst segment standartlarında.  Sürüş esnasında kullanıcısına keyif sağlamayı amaçlayan Yeni i10’da Radyo, CD ve MP3 çalar, USB ve AUX girişleri, ön ve arka kapılarda hoparlör ve tüm bu donanımları sürüş esnasında da kontrol etmeyi sağlayacak direksiyondan kumanda sistemi bulunuyor. Yeni i10’da klima, lastik basınç sensörü, ESP, VSM, elektrikli ön ve arka camlar, USB-AUX girişleri, acil durum fren sinyali ESS, yokuş kalkış destek sistemi HAC, viraj içi aydınlatmalı farlar, direksiyondan kumandalı müzik sistemi, LED gündüz farları, sis farları ve 15 inç çift renkli alüminyum alaşımlı jantlar gibi bir üst segment araçlarda yer alan birçok donanım sunulurken viraj içini aydınlatan statik dönüş farları ile de dönüşlerde kolaylık ve güvenlik sağlanıyor. Eskisine göre 5 mm daha uzun dingil mesafesine sahip olan i10, yeni süspansiyon sistemi sayesinde de tüm yol şartlarında kararlı bir tutuş sergiliyor. Ayrıca Yeni i10'da sunulan aktif ön koltuk başlıkları, kaza anında yolcunun boynuna daha yakın mesafede konumlanarak, boyun yaralanmalarının önlenmesine ve/veya azalmasına etkin biçimde destek oluyor.  Bu özellikleri sayesinde Yeni i10, A segmentinin tüm ihtiyaçlarına cevap verirken üst segmentin de pek çok üstün özelliğini barındırıyor.

Rafine edilmiş sürüş özelliklerini destekleyen motor seçenekleri arasında 66 beygirlik 1.0 lt ve 87 beygirlik 1.2 lt olmak iki farklı benzinli ünite görev alıyor. 998 cc hacme sahip 1.0 lt’lik versiyon 3500 d/d’den itibaren maksimum 94 Nm tork üretiyor. İkili (DUAL) CVVT (Sürekli değişken supap zamanlaması) sistemi egzoz / emme supaplarının açma ve kapanma zamanlamasını, motor devri ve araç yüküne en uygun şekilde uyarlamak suretiyle motor performansını artırırken, yakıt tüketimini ve karbon emisyonunu azaltıyor. 40 lt’lik yakıt deposuna sahip Yeni i10, 100 km’de ortalama olarak 4.7 lt yakıt tüketiyor.  Bu motor aynı zamanda 108 g/km CO2 emisyon salımıyla da çevreci olarak dikkat çekiyor. 1248 cc’lik 1.2 lt Kappa motor ise 4000 d/d’de 120 Nm maksimum tork üretiyor. Bu motor ile 13.8 saniyede 0-100 km/s hızlanmasını tamamlayan aracın maksimum hızıysa 163 km/s. İki motor da CVVT sistemine sahipken 1.0 lt’de kullanılan yeni nesil üç silindir teknolojisiyle daha düşük sürtünme ve uzun ömürlü bir yapı elde edilmiş.

Bu üstün özellikleri sayesinde Yeni i10, A segmentinin standartlarını yeniden belirliyor.

hyundai.com/tr/tr/Showroom/Cars/Yenii10/PIP/index.html
https://www.facebook.com/HyundaiTurkiye
https://twitter.com/hyundaiturkiye

Bir bumads advertorial içeriğidir.

27 Ekim 2013 Pazar

OKUDUM, BİTTİ... AŞK TANRIÇASI'NIN YEMEK OKULU / MELİSSA SENATE





ARKA KAPAK YAZISI

Yazar       : Melissa Senate
Çeviri       : Nilgün Birgül
Yayınevi   : Martı
Sayfa       : 372


Bir tutam hüzünlü hatıra, bir tutam tutkulu dilek ve ortaya çıkan muhteşem lezzet...


Holly aşk ve iş hayatında yaşadığı sorunlardan kaçmak için bir sığınak gibi gördüğü Mavi Yengeç Adasındaki Aşk Tanrıçasının Yemek Okulunu işleten büyükannesinin yanına döner. Kısa süre sonra çok sevdiği büyükannesinin ölümüyle ona sunulan yeni hayata sımsıkı sarılır. Fal bakma yeteneği ve muhteşem yemekleriyle adada oldukça ün yapmış büyükannesinin bu mirası Hollynin tutunacağı güçlü bir dal gibidir. Bu görev aynı zamanda büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirir ada halkına umut dağıtıp yaşam gücü veren Aşk Tanrıçasının Yemek Okulunu ayakta tutmak zorundadır. Bu konuda yeteri kadar tecrübesi olmayan Hollynin elinde ona yol gösterecek iki şey vardır büyükannesinin dilek ve hatıralarla yarattığı muhteşem yemeklerle dolu tarif defteri ile masalsı bir geçmişe ışık tutan günlüğü...


Aşk mutfağında hazırlanan, tarifinde hüzünlü bir hatıra ile tutkulu bir dileğin olduğu leziz bir yemeğe davetlisiniz...



BENCE ...

Holly'e büyükannesinden miras kalmış bir mutfak ve yemek yapma yeteneği. Holly iş ve aşk hayatında hayal kırıklığına uğramıştır ve büyükannesinin yanına gelir kısa süre sonra büyükannesini kaybeder ve ondan kalan Camilla'nın Mutfağı'nı ayakta tutmak zorundadır. Bu hem kendisine iyi gelecek ve kendindeki yetenekleri keşfetmesine yardımcı olacaktır.Güzel bir başarı ve olmazsa olmaz aşşşk'ın romanı ve içerisinde geçen yemek tarifleride cabası. Ben keyifle okudum eminim siz de beğeneceksiniz.


İYİ OKUMALAR 


22 Ekim 2013 Salı

OKUDUM, BİTTİ.... ŞEKER PORTAKALI / Jose Moura De Vasconcelos




ARKA KAPAK YAZISI

Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa çok çeşitli işlerde çalışan José Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı  Şeker Portakalı, " günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü" dür. Çok yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran  Vasconcelos'un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zezé'nin başından geçenleri anlatır.  Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı "yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını" söyler.
Aydın Emeç'in güzel Türkçesiyle dilimize armağan ettiği Şeker Portakalı'nın başkahramanı Zezé'nin büyüdükçe yaşadığı serüvenleri, yazarın Güneşi Uyandıralım ve Delifişek adlı romanlarında izleyebilirsiniz.




BENCE...

Zezé adında  günün birinde acıyı keşfeden bir çocuğun yürek burkan hikayesi. Ama gerçek acıyı! Fiziksel acılar elbet geçer ve bir gün unutulur. Ama kalbimizin derinliklerine işleyen gerçek acılar kaç sene de geçse asla unutulmazlar. Yazar bunu anlatırken okuyucuyu öyle bir içine alıyor ki son bölümde kendimi tutamadım ve ağladım. Bir kere daha okusam inanıyorum ki aynı etkiyi gösterecek. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.Hayatta hiçbirşey gözle görünen gibi olmayabilir her zaman...


İYİ OKUMALAR 



32. Uluslararası Kitap Fuarı
02 - 10 Kasım 2013'te TÜYAP ' görüşmek üzere :) 







15 Ekim 2013 Salı

HAYIRLI BAYRAMLAR




KURBAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN...

8 Ekim 2013 Salı

Pegasus'la İstikamet Yurt Dışı!



  Pegasus sizi yılların gezgini Turistof Kolomb’la tanıştırıyor. Hazırlanın, çok eğleneceksiniz!

Pegasus’un yurt dışı uçuş ağı dur durak bilmedi, tam 44 noktaya ulaştı! Uçuş ağı genişlemeye devam ederken, gezme isteğiyle yanıp tutuşan ve Pegasus’un harika fırsatlarını kaçırmak istemeyenler için yeni sürprizler de unutulmadı!

#istikametyurtdışı diyenler buraya!

Tek nefeste 44 şehir adı söylemeye, Amsterdam’da hesap istemenin inceliklerine, bir Türk’ün Avrupa’da şıp diye nasıl tanındığını öğrenmeye hazırsanız, Turistof Kolomb’la tanışabilirsiniz!

Turistof Kolomb, www.istikametyurtdisi.com’a gelenlere evlere şenlik bir karşılama yapıyor, ardından sürprizlerle dolu ve bol ödüllü bir yarışmaya davet ediyor! Şehir şehir gezdikten, macera dolu dakikalar yaşadıktan sonra yarışmayı tamamlıyorsunuz. Üstelik 10TL değerinde UçuşPuan’ı kaparak!

Yarışmayı tamamlayanlar UçuşPuan’la yetinmiyor, Turistof Kolomb’un onayının ardından jüriden de onayı kapan 50 kişi yurt dışı gidiş-dönüş uçak bileti kazanıyor!

Siz de bu eğlenceye katılmak için hemen www.istikametyurtdisi.com’u ziyaret edin, sizi heyecanla bekleyen Turistof Kolomb’la yarışmaya başlayın!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

2 Ekim 2013 Çarşamba

OKUDUM BİTTİ... BELKİ DEFNE / NİHAL YEĞİNOBALI


KİTAP ARKA YAZISI 

O yaz gecelerinde dans ederlerken, yanakları, göğüsleri birbirine değdi değecek, ama asla değmeden, Defne, Sahir'in kokusunu içine çektikçe yazlık elbisesinin ipeği erir, kolları, bacakları sanki dağılır giderdi. Hemen o an, oracıkta sarılıp yatmazlarsa ölüverecekmiş gibi gelirdi. Oradan kaçmak, sarılıp yatabilecekleri bir odaya, bir yatağa koşmak işleği dans boyunca, bazen tüm gece boyunca sürerdi, gizliden de öte, örtülü, derinden... Özlemini çektiği bu oda, buyatak, gündelik yaşamlarının coğrafyasında yer almıyordu. Belki günlerden bir gün gidebilecekleri bir yerdi, yalnızca. Bu Belkibirgün'im de her günkü takvimlerde yeri yoldu. Astây ı kabullenmeyen yüreğimizi oyalamak için benliğimizi n kuytusunda gizlice bulundurduğumuz o sisli, Belkibirgün Beldesi. Yaşamın karşımıza çıkardığı çetrefil yol ayrımlarında... zor sorular... imkânsız seçimler karşısında... kolayca, evet veya hayır, şu veya bu, sen veya o, diyemediğimiz zamanlarda ruhumuzu oyalayan veya törpüleyen belki'ler... Belki günlerden bir gün, belki evlerden bir ev. belki onlardan biri, Belki Defne, Belki Ben...



BENCE...

Hayatta seçim yapmak zorunda kalacağımız bir sürü durumla karşılaşırız, karar verme aşaması zor ve sancılıdır öyle ya da böyle yolumuza verdiğimiz kararlarla devam ederiz. Kimi zaman pişman olur kimi zaman da en doğru kararı vermişim deriz.Ama yaşamadan böyle bir sonuca varmak mümkün değildir. Burda da DEFNE'nin hayatında ikilemde kaldığı birçok durumlar ve bu durumları yaşarken ki ruh hali, karar verme aşamaları gibi bizden bir hikayenin aktarımı var. 


İYİ OKUMALAR...


18 Eylül 2013 Çarşamba

ARZUM ONAN'DAN "DOKUZ" SERGİSİ




1993 yılında Türkiye Güzeli, hemen ardından da Avrupa Güzeli seçilen Arzum Onan birçok sinemafilmi ve televizyon dizisinde rol aldıktan sonra sanatseverlerin karşısına, şimdi de yapmış olduğu heykellerle çıkmaya hazırlanıyor. 

Onan, dokuz yıldır sürdürdüğü plastik sanatlar uğraşının sonucu olan heykellerini yine ‘Dokuz’ adını verdiği ilk kişisel sergisi ile gün yüzüne çıkarıyor. “‘Dokuz’; ilişkilerin bile çok hızlı tüketildiği günümüz tüketim toplumunda bu kadar süredir heykelle uğraşmasının temsili adı aynı zamanda” diyen Onan, ahşap, metal, bronz ve taş gibi farklı malzemelerden ürettiği yapıtlarını 19 Kasım-25 Aralık 2013 tarihleri arasında Arte İstanbul Sanat Galerisi’nde sergileyecek.

Heykel sanatı için, “Toplumsal ya da bireysel hissettiğim hertür duyguyu üç boyuta taşıyıp, kelimelere ihtiyaç duymadan ifade edebilmek müthiş bir zenginlik” diyen Arzum Onan çalışmalarına halen Yunus Tonkuş atölyesinde devam ediyor.

*Yazı ve fotoğraf http://www.radikal.com.tr/hayat/arzum_onan_dokuz_sergisine_hazir-1151006'dan alınmıştır.

Arzum Onan güzellik yarışmasına katıldığı andan itibaren çok sevdiğim, takip ettiğim, hanımefendi sanatçılardan birisidir. Eşi Mehmet Aslantuğ ile de çok yakıştırırım kendisini, düzgün giden evlilikleri, örnek bir çift olmaları ve oğullarıyla medyadan uzak kalmaya çalışsalarda bazen medya onların peşini bırakmıyor :) ve buna ilaveten heykel çalışmalarının olduğunu da basından takip ederdim şimdide eserleri sergilemek üzere hazırlanmasına da çok sevindim, mutlaka gitmek isterim. İlgililere duyurulur... 

1 Eylül 2013 Pazar

OKUDUM, BİTTİ... KÜÇÜK PRENS - ANTOINE DE SAINT-EXUPERY




Kitabın içerisinde kapağında da görüldüğü üzere yazarın kendi çizimleri olan resimler kitaba ayrı bir renk katmış. Bu kitapta küçük bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılıyor. 


"Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım, koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi hissederim sonra." 
-Exupéry-

Keşke hep çocuk olarak kalabilsek... Saf, temiz... İnsanların ve düzenin bizi bozmayacağı bir dünyada yaşayabilsek, belki bir gün, ya da hiçbir zaman, bunu asla bilemeyeceğiz. Gezegenleri dolaşırken Küçük Prens'in gezegenlerde yaşayanları tasvirleri çok güzel aktarılmış, oğlum büyüdüğünde hala yaşıyor olursam mutlaka Ergin'iminde bu kitabı okumasını sağlayacağım.


İYİ OKUMALAR...





29 Ağustos 2013 Perşembe

UÇAKLAR - PLANES






SIRA GELDİ UÇAKLARA :))  CANIM OĞLUM ERGİN'İMİN SAYESİNDE BENDE ALIŞTIM 3D ANİMASYON FİLMLERE. 212  AVM'DEKİ 21:15 SEANSINA GİTTİK , KALABALIK DEĞİLDİ TAHMİN EDERSİNİZ SİNEMAYI KAPATMIŞ GİBİ OLDUK, SEYREDERKEN ÇOK EĞLENDİĞİ BELLİYDİ CANIMIN İÇİNİN, BEN DE TABİ :) MOLADA PATLAMIŞ MISIRLARIMIZI DA ALDIK OOOOOOH DEĞMEYİN KEYFİNE BİRDE İKİLİ ÇİFTLER İÇİN YAPILMIŞ KOLTUĞA OTURDU , BAĞDAŞINI DA KURDU... DÜNYA YANSA UMURUNDA DEĞİL. ONLARIN MUTLULUĞU BİZ ANNELERİN MUTLULUĞU OLUYOR. VALLA NE YALAN SÖYLEYEYİM ONU GÖRDÜKÇE BENİMDE ÇOCUK OLASIM GELİYOR :))



FİLMİN KONUSU:

DUSTY tarım ilaçlama uçağıdır. Uçakların katılacağı yarışmaya girmeye karar verir. Bu kararını destekleyen de vardır, diğer yandan köstek olmayan isteyen de. Dostlar acı söyler ya o misal ama herşeye rağmen o yarışmaya girmeye kararlıdır. Çok çalışır, azmeder, kulaklarını tıkar ve en önemlisi uçak olmasına rağmen tarım uçağı olduğu için 300 metre yükseğe uçamamaktadır, bu korkusunu da bu yarışma ve azmi sayesinde yener. Çocuklara ve büyüklere de çok güzel mesajlar ileten bu filmi çocuklarınızla birlikte izleyin, bu keyfi kaçırmayın derim :)


11 Ağustos 2013 Pazar

MAVİ KÜÇÜK ŞİRİN ŞEYLER :)



Bayram bitti yarın işbaşı. Canım oğlum Ergin'imle dolu dolu geçireceğim son hafta sonu günüm ve ne yapalım derken sinemaya gitmeye karar verdik. Şirinleri oldum olası sevmişimdir. Sevimli , küçük , mutlu, huzurlu , birarada yaşamayı öğrenmiş maviş şirin mi şirin yaratıklar :)) İlk sinema filmine Ergin'im okulla beraber arkadaşlarıyla gitmişti, bu seferde bana kısmetmiş. Çok eğlendik, patlamış mısırlarımızı, klasik sinema dondurması olan frigolarımızı aldık ve keyifli iki saat geçirdik. 3D seansına denk gelmemizde cabası ... Her şeyin içindesin uzansan dokunacak, onların dünyasına girecekmişsin gibi :) Ama oğluşum ikinci yarı bir ara gözlüksüz seyretti. Özellikle kötü adam gargamelin sahnelerinde, e çocuk bu korktu tabi :)
Eylül ayında da cars serisinin uçaklarla çekilmiş filmi sinemalarda sahne alacakmış, fragmanını izledik ve tabiki anneciğine şimdiden rezervasyon yaptırdı bile :) Sıkılır mı acaba diye düşünürken, çok güzel vakit geçirdik. Artık heryere gidebiliyorum canım oğlumla bana hem arkadaş, hem yoldaş, hem oğul .... Hiiiiiiiiiç canım sıkılmıyor, eğlenceli çocuk vesselam :) 

Darısı başınıza :)) 



10 Ağustos 2013 Cumartesi

OKUDUM BİTTİ... Delphine De Vigan - Yeraltı Saatleri


KİTAP ARKASI 

Yeraltı Saatleri 

Mathilde ve Thibault, Paris sokaklarındaki milyonlarca siluetten ikisidir.
Mathilde şehrin derinlerinde bir nakış gibi işlenmiş yeraltı dünyasında her gün aynı yolculuğa çıkar. Her gün aynı koridorlarda, aynı yollarda, adını ezberlediği aynı trenlerde, aynı hareketleri tekrarlayarak, artık kimsenin onu beklemediği, hiçbir işe yaramadığı, saatlerin geçmesini beklemekten başka hiçbir şey yapmadığı işine gider. Eşinin ölümünün ardından onu hayata döndüren bu iş, artık onun yıkım alanıdır.

Takım elbise giymiş, teneffüs ettikleri havanın ne kadar ağır olduğunu fark edemeyen insanlar arasında yavaş yavaş yok olan Mathilde; katlanabileceği, insanlığını kaybetmeden dayanabileceği son noktaya ulaşmıştır. Thibault, hastalıklarla mücadele eden insanların yardım çağrısına koşan bir acil servis doktorudur. Her gün Parisin dört bir yanında trafik sıkışıklığı ile boğuşarak gri ve pis şehre mahkûm olur. Aşkına karşılık vermeyen bir kadın, terk ettiği bütün kadınların cezası gibi onun çöküşünü hazırlarken, hızı, baş döndürücülüğü, değişen ruh halleri, kokuşmuş salgıları, sahte kibarlıkları, eğlence akşamları ve akşamdan kalma sabahları ile şehir onu boğmaya, sıkıştırmaya başlamıştır. Hikâyelerinin iç içe geçmişliğini, sonsuz sayıdaki yüzünü sevdiği şehir, artık kulakları sağır eden bir yalana dönüşmüştür.

Şefkatten yoksun bu dünya, etraflarını tüm kalabalığı ve karmaşası ile sararken, birbirini tanımayan bu iki insanın yolları her an kesişebilirdi.



BENCE...

Kitabın konusunu tekrar anlatmayacağım, yukarıda kitap arkasında yazan özet bölümü gayet güzel anlatmış. Evet kitap hayatın içinden , beni, seni, bizi anlatıyor. Hepimiz özel hayatımızda olsun , iş hayatımızda olsun zaman zaman ya da her zaman zorluklarla sıkıntılarla karşılaşırız. Bazen öyle bir cendereye girersinki sanki hiç çıkamayacağını sanırsın, köşeye sıkışmış hissi vardır, bir mucize olmasını ve bu sıkıntılardan kurtulmayı hayatın tadını çıkarabilmeyi istersin, isterim, isteriz............ 
Bazen o mucize hiç gerçekleşmez bazense gerçekleşiyormuş gibi yapar, ya da kıyısından dönersin, futbol tabiriyle direkten dönersin :))) İşte bu romanda tam da o var. Okudum okudukça umutlandım, yer yer anlatım yavaşlasa da bir umut doğsun da şu insanların yüzleri gülsün diyorsunuz ama yazar öyle bir ters köşe yapmış ki valla ben sonunu söylemeyeyim bir anlamı kalmaz :) çokta beklentiniz olmasın, yine de tavsiye ederim, hayat her zaman mutlu sonla bitmiyor değil mi?  


İYİ BAYRAMLAR, İYİ OKUMALAR...

29 Temmuz 2013 Pazartesi

OKUDUM BİTTİ...ZÜLFÜ LİVANELİ - KARDEŞİMİN HİKAYESİ


AŞK, BİR UÇURUM KIYISINDA GÖZÜ BAĞLI YÜRÜMEKTİR.


BENCE....

Kitap bir cinayetin aydınlatılması ile başlıyor. Romanın iki baş kahramanı; biri emekli inşaat mühendisi kendine sakin bir kasabada bir hayat kurmuş, diğeri genç gazeteci kız. Yolları bir şekilde bu cinayet soruşturmasında kesişiyor. Ve ilginç hikayeler ondan sonra başlıyor.

Yazarın okuduğum ilk romanı. Tesadüfen arkadaşımda görüp, göz attığım ve ilgimi çeken, ödünç alıp okuduğum bir kitaptı. İyiki de okumuşum dedim. Herhangi bir işiniz yoksa elinize alır almaz en geç 2 günde bitirebileceğiniz bir roman. Konusu, kugusu, anlatımı, okuyucuyu içine çekmesi, bundan sonra ne olacak merakı bir an önce kitabı bitirmenizi sağlıyor.

İyi okumalar....

25 Temmuz 2013 Perşembe

BEBEKLERDE DİŞŞŞ ÇIKARMA DÖNEMİ :)



Tabir yerindeyse onlar dişşşlerini göstermek için yoğun çaba sarfederler, bize de sabrederek bu dönemi en iyi şekilde atlatmalarını sağlamak kalır. 
Hamilelik 9 aylık bir süreç, bir an önce bitsin bebeğimi kucağıma alayım, mis kokusunu içime çekeyim, bir an önce büyüteyim deriz değil mi? Büyüyene dek o kadar çok süreçlerden geçerki bebekler, çocukluk dönemiydi, ergenlikti, yetişkinlikti derken bir bakarsınız zamanın nasıl geçtiğini anlamazsınız. 

Burada sizinle paylaşmak istediğim dönem bebeklerin diş çıkarma zamanı.Neredeyse 2. ve 4. ayından itibaren başlar, salyalar akmaya, huzursuzlanmaya, 6.aya gelindimi bu belirtiler tırmanmaya başlar. Kimi bebekler kolayca atlatır, kimileri ise çok zorlu bir süreç geçirir. Tabi burada iş bize düşüyor, sabretmek ve bebeğimizin bu dönemi atlatabilmesi için O'na yardımcı olmak. Dişleri kaşındığı dönemde bir takım rahatlatıcı jeller, dişlikler yardımcı olabilir ama kesin çözüm değil elbette bu sancılı dönemi sabırla, bebeğimize göstereceğimiz sevgi, şefkatle O'nunda kolaylıkla atlatabilmesini sağlamalıyız.

Sağlıklı bebekler ilk dişlerini 6-7 aylıkken çıkarmaya başlarlar.Ve dişler tamamlanana kadar aylarca devam edebilir bu süreç. Bebekler dişlerini çıkartırken bazı belirtiler gösterirler, bunları size maddeler halinde aktaracağım.



BEBEKLERDE DİŞ ÇIKARMA DÖNEMİNDE GÖRÜLEN BELİRTİLER:

  1. ATEŞ: Ateş bazı bebeklerde görülebildiği gibi bazı bebeklerde görülmeyebilir. Ateş başka hastalıklarda da görülebileceği için yüksek ateşte bebeğinizi bir hekimin görmesinde fayda var.
  2. KULAK KAŞIMA-ÇEKİŞTİRME: Bebek diş çıkarırken acıdan dolayı kulaklarında ağrı hisseder ve kulağını kaşıyarak, çekiştirerek size bunu anlatmaya çalışır. Bu durum kulak iltihabı başlangıcı da olabilir.Yine bir hekime götürmekte fayda var.
  3. İSHAL: Bebekler diş çıkarırken fazla tükürük ürettikleri için barsaklar hızlı çalışabilir. Bebeğin eğer bir günden fazla sürüyorsa ishal durumu mutlaka bir hekime götürülmeli.
  4. SALYA AKITMAK: Birçok bebek 2 ve 3 aylıktan başlayarak salya akıtır. Bebekler için normal bir durumdur. Bazılarında az bazılarında fazla görülebilir. 
  5. AĞRI: Bebekler diş çıkarmaya başladığında dişin çıkarken diş etine basınç uyguladığından dolayı diş etinde iltihaplara neden olabilir. Bunlara bağlı olarak ağrı oluşur. Bebeklerde en çok ağrıya sebep olan dişler ilk önce çıkan azı dişleridir. 
  6. ÖKSÜRÜK: Diş çıkarken salyanın fazlalığına göre bebeklerin boğaz bölgesinde salyanın birikmesinden ötürü tıkanmalar görülebilir. Bazı bebekler bu dönemde ilgiyi üstüne çekmek isteyecekleri için öksürüğü devamlı hale getirebilirler.
  7. İŞTAHSIZLIK: Bebekler bu dönemde verilen katı gıdaları reddedebilir. Bu normal bir durumdur. Bu dönemde sıvı gıdalardan gerekli besini alabilir. Diş çıkardıktan sonra beslenmesi düzelecektir.



Kaynak: Parents Dergisi

19 Temmuz 2013 Cuma

Sompo Japan Seyahat Sigortası yaptırın, tatilinizi riske atmayın!

O kadar hazırlık yaptınız, tatile çıkacağınız gün uçağınız rötar yaptı. Sompo Seyahat Sigortanız varsa, dert değil. Beklenmedik bir rötar durumunda sigortanız devrede.

Aylar önceden ayarladınız ama beklenmedik bir şekilde turunuz iptal oldu. Dert etmeyin. Sompo Seyahat Sigortanız varsa, tatiliniz güvencede.

Uçaktan indiniz, siz buradasınız bavulunuz başka yerde! Dert değil... Bavulunuz kaybolsa da sigortanız devrede.

Tatilde cüzdanınız çalındı! Size bir şey olmasın, Sompo Seyahat Sigortası devrede!

Hiç istemeyiz ama hayat bu, diyelim ki tatilde olumsuz bir sağlık durumuyla karşılaştınız. Sompo Seyahat Sigortanız devrede. Nerede olursanız olun, yanınızda olalım, hastane ve sağlık giderleriniz güvencede olsun.

Tatildeyken, başınıza ummadık bir şey geldiğinde, yardım almak için kimi arayacağınızı bilemediğinizde... Örneğin pasaportunuz kaybolduğunda ya da bunun gibi beklenmedik herhangi bir durumda, hemen Sompo Japan Sigorta’yı arayın, nerede olursanız olun 7/24 size anında destek olalım.

Siz de Sompo Seyahat Sigortası yaptırın, tatilinizi riske atmayın. Ayrıntılı bilgi için:
www.sompojapan.com.tr
http://www.seyahatediyoruz.biz/oss.asp


sompo-japan-2

Bir bumads advertorial içeriğidir.

18 Temmuz 2013 Perşembe

Artık devir değişti, e tabi Explorer da değişti!

Değişim hayatın her alanında kaçınılmaz bir şekilde yaşanıyor. Konu teknoloji olunca değişimin hızına ayak uydurmak daha zorlaşıyor. Bir zamanların efsane tarayıcısı olan Internet Explorer da, çağa ayak uyduramadığı gerekçesiyle kullanıcılar tarafından bırakılmıştı. Ancak son zamanlarda Internet Explorer çıkardığı yepyeni versiyonuyla tamamen değiştiğini söylüyor.



''www.explorerdegisinceben.com'' adında bir blog açan Internet Explorer, geçmişte eleştiri yağmuruna tutulduğu eski versiyonlarıyla bizzat kendisi dalga geçiyor. Yeni IE10’un eskisiyle alakası olmadığının altını çiziyor.

Bu değişim, blog’da pek çok görsel ve video ile anlatılıyor. Özellikle, 90’ların ünlü yıldızları ile Vine’ı buluşturan videolar bir başka dikkat çekiyor. Bu videolarda yıldızlar eski şarkılarından birer bölüm söylüyor, ardından da ‘’#explorerdegisincebenben’’ hashtag’ini gösteriyorlar. Videoları izlerken insanlar, özellikle 90’larda çocuk olanlar zamanın çok hızlı geçtiğini anlıyor. İzleyenler, kendi değişimlerini  #explorerdegisincebenben etiketiyle Twitter’da paylaşmaya başlamışlar bile.

www.explorerdegisinceben.com



Bir bumads advertorial içeriğidir.

12 Temmuz 2013 Cuma

OKUDUM BİTTİ... CANAN TAN - ISSIZ ERKEKLER KOROSU



 Âdemoğlu Pansiyonda bir fasıl gecesi…
Müşterilerin hepsi erkek! Ezilen, horlanan, acı çeken, ağlayan, üşüyen, hatta dayak yiyen erkekler onlar. Her birinin ayrı bir hikâyesi, o hikâyenin içine nakşolmuş ayrı bir şarkısı var. Ve tanıdık birkaç yüz…
Pirayenin Haşimi, Yüreğim Seni Çok Sevdinin Muratı ve eskilerin Eylemcisi Vedat da orada. Issız erkeklerden oluşan muhteşem koro eşliğinde şarkılarını söylüyorlar. Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır! sözü verenler… Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın, diye sitem edenler…
Şimdi uzaklardasın, diyerek hiç dönmeyecek sevgililerine seslenenler… Onların hikâyelerini paylaşırken, şarkılarında da kendinizi bulacaksınız…


BENCE...
Canan Tan'ın okuduğum ikinci kitabı. İlk okuduğum kitabındaki baş karakter bu kitapta da geçiyor. Ademoğlu Pansiyonu, sakinleri erkeklerden oluşmakta. Pansiyon sahibi Recep Bey bir fasıl gecesi düzenliyor, hepsini davet ediyor. O gece çalınan şarkılar eşliğinde herkesin kendi hikayesi, onları pansiyona getiren hikayeleri iç dünyalarında dönmeye başlıyor. Okurken keyif aldım, anlatımı akıcı, okumaya başladınız mı bitene dek elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir kitap. 
İyi okumalar...

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Hürriyet Seyahat 10 Yaşında!




Hayal kurmaya devam! Unutulmaz yolculuklar hayalle başlar. Hürriyet Seyahat 10 yıldır, yazarlarıyla, okurlarıyla dünyayı geziyor. Farklı kültürleri, coğrafyaları sayfalarına taşıyor, seyahat hayallerini kışkırtıyor.

Alkoçlar:
Deniz ve rüzgarın eşliğinde… Alkoçlar Alaçatı
Sadece birbirinize zaman ayırabilmeniz için… Alkoçlar La Boutique
Her şey dahil konseptine "Huzur" da dahil… Alkoçlar Adakule

http://www.ritmotur.com/alkoclar-hotels

ETS: Hoop diye yaz geldi. En avantajlı tatil fırsatları için etstur.com

Pegasus: Pegasus’la İstikamet Yurt Dışı!
Çok uygun fiyatları ve 29 ülkelik uçuş ağıyla yurt dışına uçuşun kurallarını yeniden yazan Pegasus; isteyen herkesi yurt dışına uçuruyor.
Hemen flypgs.com’u tıklayın, siz de uçmaya başlayın!

Rixos: Rixos’un küçük misafirlerine Disney Müzikali hediye... Rixos Hotels’de yaz boyunca konaklayan çocuklar hayran oldukları ve çok sevdikleri karakterlerin yer aldığı “Disney Live! Mickey’nin Müzik Festivali”ni ücretsiz izleyecek!
www.rixos.com

Setur: Yurt dışı seyahatlerinizde alışveriş keyfi sunan Setur Duty Free mağazaları, Türkiye’de ve dünyada en özel seyahat deneyimleri için Setur Turizm, zamanı değerli olanların tercihi Setair ve 7 denizdeki eviniz Setur Marinaları ile Setur hayatın her alanında hizmetinizde...

www.setur.com.tr

Tatilbudur.com: TatilBudur.com’da yaz fırsatları devam ediyor. Kısa bir süre ve sınırlı sayıdaki odalar için “ %35’e varan indirim, peşin fiyatına 12 taksit ve şimdi al, 4 ay sonra ödemeye başla” fırsatlarını kaçırmayın.

Teztur: Temmuz ayına özel yurt içi otellerde %35'e varan indirimlerle tatil fırsatlarımız devam ediyor.  01-08 Temmuz tarihleri arasında min. 4 gece "Uçaklı Kıbrıs Paket Turları"mızda Otel-Havalimanı-Otel transferleri ücretsiz olarak verilmektedir. Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı "Yurt Dışı Turları"mızda avantajlı fiyat ve paket seçenekleri temmuz ayında devam ediyor. Detaylı bilgi ve rezervasyon için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz. (www.teztour.com.tr)

Touristica: Belki de yılın en güzel günleri için bir tercihte bulunurken tatilinizi tesadüflere bırakmayın. En iyi fiyatlar, en iyi yerler için Touristica her zaman yanınızda.
www.touristica.com.tr

TURA TURİZM: Her şey dahil tatile Avrupa’da devam ediyoruz. Şeker Bayramı’nda Akdeniz kıyılarında 4 ülke 7 şehir gezerek 47 yıldır olduğu gibi "Hayat Bayram Olsun" diyoruz. 5 yıldız konforunda her şey dahil konseptinde tüm gün alacağınız içecekler, sabah-öğle-akşam yemekleriniz dahildir.
www.turaturizm.com.tr

VIP TURİZM: Her tatilde VIP Turizm’den mil hediye! Tüm Miles & Smiles üyeleri VIP Turizm’den yapacakları tüm tur ve tatil alışverişlerinde hediye millerin sahibi oluyor! Miles & Smiles üyeleri THY uçuşlu yurt dışı tatil programları için ödedikleri her 100 Euro karşılığında 100 Mil, yurt içi tatil paketleri ve konaklamaları için ise her 100 TL karşılığında 60 Mil kazanıyor.
www.vip.com.tr




.

Bir bumads advertorial içeriğidir

30 Haziran 2013 Pazar

OKUDUM BİTTİ... DÜĞÜMLERE ÜFLEYEN KADINLAR / ECE TEMELKURAN



ARKA KAPAK YAZISI

"Amira, bize kadınları nasıl seveceğimizi anlatan bir kitap lazım. Yoksa hep böyle şapşal ve kavruk kalacağız. Bize kadınların nefesini genişletecek, o nefesin rüzgârına yelken açmamızı öğretecek bir kitap lazım. Yoksa biz ne kadar sevilsek tamir olmayız."


Bir kadının kalbini fena kırmış bir adam...


O adamı öldürmek için çölü geçmeyi göze almış dört kadın... Düğümlere Üfleyen Kadınlar bu yolculuğun romanı. Ne kadar sevilse de tamir olmayan o yaralı coğrafyada, Ortadoğuda geçiyor. Saraylar devrilip, meydanlar dolarken sorular kalıyor geriye. Her yola en az bir soruyla çıkılır çünkü: Bir kadın ya da bir ülke nasıl sevilir sahiden?


BENCE...

Yolu tesadüfen kesişen 4 kadının macerasını anlatıyor kitap.
Kitap isminin ise ne demek olduğu ve adının nereden geldiği okudukça sayfalarda karşınıza çıkacak. 
Yolculuğa çıkana kadar kitap ağır ilerliyor ama çölde başlayan Ortadoğu'ya uzanan yolculuğu heyecanla okuyorsunuz.
Bu arada bu kitabı erkekler mutlaka okumalı, bir kadının kalbini kırmadan önce belki yüzlerce kez düşünmeleri gerkecek!!! 
Kadınlar asla unutmaz, unutmuş gbi yaparlar...
Yazarımızın anlatımıda çok akıcı, ve son sayfalara geldiğinizde çarpıcı bir paragraf var, bakalım bulabilecek misiniz :) Söyle der gibisiniz ama o zaman heyecanı kalmaz.

İyi Okumalar.

Her günümüz kitap gibi olsun...

26 Haziran 2013 Çarşamba

KÜÇÜK BİR KAÇAMAK BOLU'YA UZANAN

İstanbul'dan yola çıktık, Adapazarı Akyazı Kuzuluk köyünden geçerken güzel kahvaltı edebileceğimi bir yer aradı gözlerimiz. Ve tabelalara güvenerek Serin Vadi'ye düştü yolumuz. İyi ki düşmüş bizi şırıl şırıl akan bir derenin yanında harika bir kahvaltı karşıladı.Oradan ayrılmak hiç istemedik ama her güzel şeyin bir sonu olduğunu biliyorduk, birgün mutlaka bir kez daha gelinecek diye ayrıldık ve yola koyulduk :)
19 HAZİRAN 2013



Kim böyle bir kahvaltı sofrasının başından ayrılmak ister ki :)



Semaver ile çaya bayılıyorum, her dem taze, ve sıcak , missss :)




Kahvaltıdan sonra baba ve oğul Ergin hamak keyfi yaparken anne biraz kitap okudu :) Miss gibi havayı içine çekerek ve çayından yudumlayarak :)



Canım oğlum Ergin'im hiç inmek istemedin biliyorum ama yapacak bir şey yok :)



Abant'tan Yedigöller'e giderken ilk durak Kapankaya Seyir Terası, biz terastan göllerden üçünü görmeyi başardık :)



SIRAYLA YEDİGÖLLER , Ne yazık ki şansımıza yol bakım çalışmaları vardı rahat bir yolculuk denemezdi ama gördüklerimize değdi :)




































20 HAZİRAN 2013





Göynük'te tesadüf gördük, girdik, aldık ve çıktık. Eve geldikten sonra hemen mutfağa girildi tarhana denendi enfesti. Kendi ürünleri, taze, leziz.



Şişedeki alıç sirkesi, tarhana, ızo bulguru o yöreye aitmiş ve buğday özütünden yapılan marmelat tam tartlık.
Yaptıkça tariflerini sonbahartatlar'da yayınlıyorum.



Meşhur Bolu Çikolatası BOLÇİ, kuru kiraz ve içi fıstık dolu enerji depoları :)



Misssler gibi Bolu Çam Kolonyası


Akşemseddin Hz. Türbesi




CANIM OĞLUM ERGİN'İM

Lilypie Fourth Birthday tickers

Special design for Hayat Her Daim Güzel by GeCe