15 Eylül 2012 Cumartesi

Education UK'de Seyahat ve Eğitim Bir Arada


Bir bumads advertorial içeriğidir. 



İngiltere’de yaşam ve eğitimle ilgili tüm bilgiler tek bir adreste toplanıyor. Her yıl 1,8 milyon kişi dil eğitiminden sosyal yaşam olanaklarına kadar tüm ipuçlarına Education UK ile ulaşıyor.

İngiltere’de yaşam ve eğitim olanaklarını araştırmak için bakacağınız ilk yer www.educationuk.org/turkey adresi olmalı. Birleşik Krallık’taki eğitim kurumlarından burs seçeneklerine, görülmesi gereken yerlerden festival ve eğlence mekanlarına kadar her konuda detaylı bilginin verildiği web sitesi, hem İngilizce hem de Türkçe içerik sunuyor.

İngiltere’yi ilk kez ziyaret edecek kişiler için her alanda detaylı bir kaynak niteliğinde olan Education UK, İngiltere’de eğitim ve yaşamınızı ihtiyaçlarınız ve hedefleriniz doğrultusunda şekillendirmenize yardımcı oluyor. Hem dil okulları hem de yüksek öğrenim kurumları hakkında detaylı bilgi verirken, tatil ve festivallerden alışverişe, bütçe planlamasından seyahate kadar pek çok püf noktasını açıklıyor.



Bir bumads advertorial içeriğidir.

Keşfe internette başlayın

Education UK web sitesinde eğitim alanınızı ve gitmek istediğiniz okulları seçtikten sonra Birleşik Krallık’ı keşfetmeye başlayabilirsiniz. Web sitesi, yolculuğunuzu planlayıp İngiltere’ye varmanızdan, konaklama olanaklarına ve ailenizle iletişiminize kadar her konuda size destek oluyor.

Seyahat öncesi yapılması gereken hazırlıklar, İngiltere öğrenci vizeleri, alışveriş, yeme içme, seyahat ve İngiltere’de yaşam ile ilgili her türlü bilginin sunulduğu web sitesinde temel harcamalarınızın belirtildiği bütçe planlama bölümü de yer alıyor. Kutlamaları, festivalleri ve heyecan verici kültürüyle İngiltere’nin oldukça şaşırtıcı bir yer olduğu da verilen bilgiler arasında.

Facebook’ta takip edin

Education UK web sitesi içeriği beş ana başlıkta toplanıyor. İngiltere’de Eğitim Seçenekleri, Kurs ve Eğitim Kurumu Arama, Burslar, Güncel Bilgiler ve İngiltere’de Yaşam başlıkları altında, İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’yı keşfe çıkıyorsunuz. Ayrıca British Council Turkey Facebook sayfasından da EducationUK ile ilgili en güncel bilgileri takip etmeniz ve ödüllü yarışmalara katılmanız mümkün.

Bir bumads advertorial içeriğidir.






Bir bumads advertorial içeriğidir.

14 Eylül 2012 Cuma

66 AY'A HAYIR.....

Gülse Birsel o kadar güzel anlatmış ki , söyleyecek başka söz bırakmamış..... Lütfen okuyun, başından beri aynı düşüncelere sahiptim zaten....
66 ay çok erken....





Öncelikle sayın Başbakan'a şunu belirtmeliyim, bir ihanet veyahut gaflet, dalalet ya da hıyanet içinde değilim. 66 aylık çocukların ilkokula başlamasıyla ilgili çok net, çarpıcı, kişisel, kah gülünç, kah trajik, güldürürken düşündüren bir tecrübem var, onu aktaracağım. 

Ben, 66 ayını doldurup okula başlayan bir mağdurum. 70'li yıllarda Türkiye'de durum böyle değildi biliyorsunuz. En bilinçli, en 
kaloriferli ailelerin çocukları en az 72 ayı doldurduktan sonra okula başlardı. Diğerlerininki Allah'a emanet, mecbur kalındığında veya ailenin ne zaman durumu olursa.

Ama işte o kaloriferli ailelerden birinin çocuğu olduğumdan, eş dost, komşular, tutturdu "Bu çocuk üstün zekalı, bir yıl erken okula gönderin," diye. Üstün zekalı mıydım? Hiç sanmam. Kendinden 13 yaş büyük abla ve 15 yaş büyük abiyle, ilgi alaka bolluğunda, "Hadi kızım bir de şu marifetini göster," bolluğunda yaşayan çokbilmişin tekiydim büyük ihtimalle.

OKUYAMIYORUM, YAZAMIYORUM, ANLAMIYORUM!

Ama annemler ikna oldu. Boşu boşuna apartman dairesinde bir yıl daha oturup bebek oynamasın, erkenden okula başlatalım dediler. Çok üstün ve eşi benzeri görülmemiş zekama çok da güvendikleri için, sağ olsunlar, bir de yaz tatilini uzatıp, okullar açıldıktan iki hafta sonra, beni birinci sınıfa kaydettiler.

Dikkatinizi çekerim, 11 Mart doğumlu bir sabi olarak, okulların açıldığı eylül ayında tam tamına 66 ayımı doldururken, eğitim hayatıma başladım.

Allah'ım kabusun büyüğü!
Okuyamıyorum, yazamıyorum, anlamıyorum, berbat! Fişler diyorlar, heceler diyorlar, sanki "Doomo arigato gozaimasu" diyorlar! Sanki ortamda Japonca konuşuluyor ve benden başka bütün sınıf Tokyo doğumlu!

Aylar geçti, ben bir "Bugün bayram," yazamadım arkadaş! Ablam iki saat uğraşıyor: "Bugnü beyrm". Abim üç saat ter döküyor: "Buguni byram"! (2012'ye geldik, hala ailede bayramları "Buguni byram" şakası yapılır!) Babam "Benim üçüncü çocuk acaba aptal mı çıktı" diye darlarda! Ezikliğim had safhada. Bazen aklıma esiyor, derste tahtaya gidip renkli tebeşirlerden resim yapıyorum, öğretmen "Hayırdır, delirdin mi, niye kalktın?" diyor. Bugün bayram'ı bırak, niye yerimde oturmam lazım onu bile anlamıyorum!

Şubat tatili geldi. Ankara'ya, eğitimci olan amcamı ziyarete gittik. Babam dert yandı: "Böyle böyle, yapamıyor, okuyamıyor" diye. Amcam şaşırdı, dedi ki "Yapamaz tabii, niye erkenden okula verdiniz? Daha beş yaşında, hazır değil, oyun oynaması lazım!"
Bunun üzerine, olması gereken yaşta gönderilmek üzere, okuldan alındım.

SANKİ BİRİ, BEYNİMDEKİ BİR ŞALTERİ KALDIRDI!

Sevgili veliler, öğrenciler, değerli okuyucular, şu minimum 72 ay kuralı var ya, onu hangi pedagoglar, hangi eğitimciler çıkarttıysa alınlarından öpmek lazım, bu işi biliyorlar. Yemin ediyorum, mart ayının sonu geldi ve abim yağmurlu ve sıkıcı bir öğle, aylarca "Bugün bayram" yazamayan bana, bir günde bana okuma yazma öğretti! Buharlanmış cama harfleri yazdı, hepsinin ses olduğunu söyledi, "Birleşince kelimeler çıkıyor," dedi ve akşam annemler alışverişten döndüklerinde, söyledikleri her şeyi yazabiliyor, yavaş da olsa gazetede yazılan her şeyi okuyabiliyordum. Çok tuhaf, ama sanki zamanı geldi ve biri beynimdeki bir şalteri kaldırdı!
Ertesi eylülde, yani artık 78 aylıkken, altı yaşını bitirmiş halimle birinci sınıfa başladığım gün, okula çantamda kitapla gittim, sıkılmayayım diye! İlkokul süresince hep sınıf birincilerinden oldum, sonraki aşamalarda da eğitimle ilgili hiçbir problemim olmadı. Belki şimdiki çocuklar çok bi harikadır. Belki de ben azıcık gerzektim. Ama ilkokula altı yaşını doldurup gitmek, inanın hayatımda hiçbir kayba sebep olmadı.

BİR YIL DAHA OYNASIN, HAYAL KURSUN!

66 ay mı, bir yıl sonra mı tartışması benim için kişisel olarak denenmiş, sonuçları görülmüş bir hikayedir.

Hayatımda kendimi başarısız, aptal ve ezik hissettiğim tek dönemdir o 66 aylıkken yaşadığım dört ay! Devam etseydim ne olurdu? Bilmem. Belki hep başarısız bir öğrenci olarak hayat boyu topal sakat yürüyecektim. Belki okulun ikinci dönemi kendime gelip açığı kapatmaya çalışacaktım.
Ama bir yıl sonra, altı yaşında başladım okula, ne kaybettim? Bence hiç.
Göndermeyin arkadaş! Bir sene daha oynasın, hayal kursun, resim yapsın!

Gidip zorlanacağına, daralacağına, kendini başarısız, salak, ezik hissedeceğine, bir yıl sonra gidiversin.
En kötü, benimki gibi bir hayatı olur işte!

Gülse Birsel


OKUDUM BİTTİ ... JEFF LINDSAY - DEXTER



ARKA KAPAK

3D
DEXTER
MORGAN

O çekici bir canavar....
Ölümü hatırlatan bir kahraman...
Sadece kötü adamları öldüren bir katil...
Dexter Morgan ile tanışın. Müdavimi olacaksınız...

Dexter Morgan bir seri katil.Dexter'la empati kurmakta zorlanmayacaksınız çünkü Dex samimiyetle, hiç gocunmadan anlatıyor. İlgilendiği ölümü hak edilir kılarken avlarını öldürmeyi hoş görülebilir bir vazifeye dönüştürüyor. Dexter Morgan, kuzu postuna bürünmüş kibar bir kurt. Kanın sindirdiği bir canavar o.

" Vicdan sahibi bir seri katil olan Dexter Morgan hakkında karanlık, derin ve günahkar bir roman bu. Lindsay'in hikayesi cüretkar ve beklenmedik derecede mizahi."
USA TODAY


"Kendine acımak da dahil olmak üzere her türlü insani dokunuşa sahip olan Dexter, aynı nedenlerle gerçek ve yaşayan bir kahramana, Lindsay'in romanı ise bu denli zevkli bir deneyime dönüşüyor."
CHİCAGO TRIBUNE


"Şeytan bilimiyle uğraşanların artık korkak ve zorba bir sevgilisi var."
JANET MASLIN, NEW YORK TİMES



BENCE....

Öncelikle Dexter ile tanışmam nasıl oldu onu anlatayım. Bilenleriniz vardır belki bu kitap senaryolaştırılıp dizi haline getirilmiş. Bu diziyi hiç kaçırmayan yeni sezonlarını dört gözle bekleyen bir arkadaşım sayesinde tanıştım. Öncelikle dizisini ilk birkaç bölüm izledim, sonra okumam için bu kitabı verdi. Arkadaşımında benimde ortak görüşümüz dizide hikayenin daha heyecanlı seyrettiği.
Dexter küçükken evlatlık alınmış. Üvey babası bir polis. İçindeki canavar henüz küçükken ortaya çıkmaya başlıyor. Ve üvey babada bu potansiyeli keşfedip yok edilebilmesini sağlamak yerine bu potansiyeli suçlu olup elini kolunu sallayarak yaşamına devam eden insanları öldürmek üzere tabiri caizse programlıyor. Yani Dexter kendince bir nevi adaleti sağlıyor! Sadece kötüleri öldürüyor, seri cinayetlere imza atıyor. Polisiye severlerin zevkle okuyabileceği bir kitap.


HOŞBULDUUUUUUUUM :)))

Kocaman , sıcacık bir MERHABA........
Evveet tatildeydim güzel vakit geçirdim , çok çabuk vakit geçti , her güzel şey gibi bu da bitti, yitti ve gitti :(( Ammaaaaaaaa sizleri çok özlediğimi itiraf etmeliyim ;) Tatilde tv, internet, bilgisayar yoktu cep telefonuda zaruri ihtiyaçlar dışında yoktuuu sakin, sessiz, teknolojisiz bir tatil geçirdim. Öreni, Cunda Adasını gezdik, gördük, fotoğrafladık, yedik, içtik, eğlendik . Fotoğraflar ve ayrıntılar başka bir postta gelecek. 

Dönüş ve hemen işe başlayış veee dönüğümde Vanilya Club kutum beni bekliyordu. İlki kadar özenle hazırlanmıştı bu kez veee sadece kozmetik ürünlerden oluşuyordu. Hemde çok şirin, tatlı HELLO KİTTY markalı tüm ürünler tam boydu. Hemencecik fotoğrafladım ve sizlerle paylaşıyorum, ben bu ay çok sevdim Vanilya Kutumu :)))

İŞTE KUTU İÇİNDEKİLER... :))





Kurdelasına bayıldım ilk kutumda krem renkti bu sefer bordo bundan sonrada mor olur inşallah :)))


Veeeeeeeeeee kutu açılıyor, her seferinde acaba bu defa ne var heyecanı, bunu seviyorum :)))



Sürpriiiiiiiiz :)) Hello Kitty markalı makyaj ürünleri ve bir de yara bandı :)))



Canım oğlum yara bandını çok sevdi erkek olmasına rağmen kedilere bayılır umarım büyüdüğünde de bu sevgisi devam eder annesi gibi korkmaz ( ilk itirafım :))) kedilerden korkuyorum napiiim ) 
Yara bandının hemen solundaki ruj şeffaf kutuda görüyorsunuz yeşil renkte , evet yanlış okumadınız yeşil :) Bilenleriniz eminim vardır bu ruju dudaklarınıza sürdüğünüzde vücut ısınızla pembe bir renk alıyor ve çok kalıcı. Saatlerce aynı kaldı yedim, içtim bardakta iz yoktu hatta canım oğlum Ergin'i yanaklarından öptüm ama iz yoktu :)))) Tavsiye ediyorum.
Hemen solundaki lip gloss, onun solundaki siyah eyeliner, öndede görüyorsunuz dörtlü göz farı hepsi birbirinden güzeldi doğrusu.



TEŞEKKÜRLER VANİLYA CLUB...




CANIM OĞLUM ERGİN'İM

Lilypie Fourth Birthday tickers

Special design for Hayat Her Daim Güzel by GeCe