27 Eylül 2014 Cumartesi

OKUDUM, BİTTİ... Baharat Kokulu Hayatlar/Erica Bauermeister




Yazar : Erica BAUERMEİSTER
Yayınevi : Martı Yayınları
Sayfa : 240


ARKA KAPAK 


Bazı insanlar, hayatın güzel olduğunu hatırlatmak için vardır...

Gözlerini kaldırdığında bakışları Lillian'ınkilerle karşılaştı.

Sesi şaşkınlıktan titriyordu; "Ne kadar da büyümüşsün..."

Henüz sekiz yaşındayken, içine düştüğü bunalımdan kurtardığı annesinin ona söylediği sözlerdi bunlar. O günden sonra Lillian'ın tek amacı; Mükemmel Fikir'i gerçekleştirip açtığı yemek okuluyla kimi yalnız, kimi hayata küsmüş, kimi kendinden vazgeçmiş insanlara hayata umudun penceresinden bakmalarını sağlamak olur.

Lillian, herkeste olan ama henüz kimsenin fark etmediği bir gizemi paylaşmak için hazırdır artık...

Bazen eksik, bazen fazla, bazen tam kararında...
Tıpkı hayat gibi aslında...




KİTAPTAN ALINTILAR

"Bazen, en iyi yemekler zamanın var olduğunu unutmanızı ister ama sonra karşınıza zeytinyağı çıkar, toplandıktan birkaç saat sonra zeytinin lezzeti değişmeye başlar. Aylar süren o büyüme sürecinden sonra. O yüzden en iyi yağlar ilk sıkımlar ve ağaçların yanında yapılanlardır," dedi. 



"Özünde iyi bir pasta aslında leziz bir kimyasal denklem demektir; hava ve yapı arasında bir denge. Pastanızdaki yapı unsuru fazla kaçarsa, sert olur. Hava fazla gelirse, dağılır."








BENCE...

Babası annesini terk ettikten sonra bunalıma girmiş olan annesi kendini kitaplara verir. Lillian da bu durumda evin sorumluluğunu alır ve hayatın devam etmesi için mutfakta tencerenin kaynaması gerekmektedir. Kendini en iyi hissettiği yer olan mutfak ilerde restaurant sahibi olmasını sağlayacaktır. Ve restaurantında haftanın bir günü yemek kursları vermeye başlar. Kursa katılan her bir kursiyeri ismi altında inceleyen ve onların bu kursa geliş hikayelerini de beraberinde anlatan, birbirlerine ilerleyen dönemlerde desteklerini  ve tabi ki satırlarda iyi bir yemeğin nasıl yapılması gerektiğinin püf noktalarını anlatan ;) eğlenceli, öğretici , akıcı bir roman. Ben çok beğendim, bakalım siz de beğenecek misiniz?




                                                            KEYİFLİ OKUMALAR

                                                             




6 Ağustos 2014 Çarşamba

OKUDUM, BİTTİ...MART MENEKŞELERİ / SARAH JİO




Yazar : Sarah JIO 
Yayınevi : Arkadya Yayınları
Sayfa : 336


ARKA KAPAK 

Bir kadının yüreği sırlarla dolu bir denizdir...

Gerçek aşkı yaşadığına inanan ünlü yazar Emily Wilson, kocasının başka bir kadını ona tercih ettiğini öğrenince, hayal kırıklığına uğrar. Tüm bu olanlara rağmen yine de tek bir damla gözyaşı dökmez. 

Büyük yengesi Bee, Mart ayını Bainbridge Adası'nda geçirmesi için onu davet eder. Emily ruhunda açılan yaraların iyileşmesi umuduyla, bu teklifi kabul eder. 

Adanın mistik havasıyla huzuru yakalamaya çalışan Emily, 1943 yılında yazılmış kırmızı kadife kaplı bir günlük bulur. Bu günlük onu geçmişin tozlu sayfalarına hapsolan gerçek bir aşk hikâyesine ve altmış yıllık bir aile sırrına götürecektir...

Umudun, hüznün ve pişmanlığın bir arada işlendiği büyüleyici bir roman… İlk kitabı Mart Menekşeleri ile Library Journal En İyi Kitap Ödülü'ne layık görülen Sarah Jio, insan kalbinin, ne kadar hatalı olursa olsun sevdiklerimizi her zaman affedeceğini eşsiz bir dille anlatıyor. 

"Aşk, tarih ve gizem… Daha ne olsun? Mart Menekşeleri, geçmişimizin er ya da geç sürprizlerle karşımıza çıkacağını hatırlatan muhteşem bir roman."
Jodi Picoult

"Tarih, gizem ve aşkın mükemmel bir karışımı… Bu romanı elinizden düşüremeyeceksiniz."
Library Journal





BENCE...
Yazar Emily Wilson kusursuz sandığı evliliği bir anda kocasının başkasına aşık olması ve ayrılmak istemesiyle yıkılır. Boşanma sürecinden sonra hem nefes almak, yaşadığı şehirden uzaklaşmak ve kendini bulmak için yengesinin yaşadığı Bainbridge adasına Mart ayında bir aylığına gider. Ve bu süre içinde onu sürprizler karşılayacaktır. Kaldığı odada komodin çekmecesinde bulduğu günlüğü okumaya başlayınca ailesine ait sırları bulup aydınlatmaya başlayacağı bir sürece girecektir. Ve adada kendisini harika bir aşkın ortasında bulacaktır. En kısa zamanda okuduğum kitaplardan oldu. Akıcı anlatımı ve sürükleyici bir konusu olan kitabı eminim sizde bir solukta bitirmek isteyeceksiniz. 


KİTAPTAN ALINTI ; 

Ama hayat, birine seni seviyorum demenin kararsızlığını yaşamak için çok kısa. ( S:87 )



İYİ OKUMALAR





2 Ağustos 2014 Cumartesi

OKUDUM , BİTTİ... ALLAH DE ÖTESİNİ BIRAK / UĞUR KOŞAR



Yazar : Uğur Koşar
Yayınevi : Destek yayınları
Sayfa : 175


ARKA KAPAK 

Allah her şeyden haberdardır, sanmayın ki size yapılan haksızlığa kayıtsız kalıyor. O, size bir annenin evladına yaklaştığı merhametten daha fazla merhamet duyandır. Duanın karşılığını takip etmeden “Allah de ötesini bırak”. Kul Rabb’ini imtihan etmez. O’na tevekkülle yaklaştığında rahmetini tüm hücrelerinde hissedeceksin.

Karşında o kadar çok maskeli insan var ki onları tanımak için yoruluyorsun. Şayet dikkat edersen güzel olan bir şey var; o senin hakkını aldıkça, sen onun sevaplarından kazanıyorsun. O halde kaybettim diye üzülme, biraz daha derin bakarsan, aslında kazandığını fark edeceksin!..


Aşık olcaksın evet ama kalbini Allah aşkıyla yakacaksın… Dünyanın geçici olduğunu, biteceğini İDRAK edeceksin; sadece sonsuz kudrete bağlanacaksın. ALLAH’A bağlı yaşayacaksın. İşte Uğur Koşar bu kitap da sana herkes gibi Allah’ı anlatmıyor O’nu adeta hissettirip yaşatıyor!..
Psikolog Cavidan Ebru Kızıl
Yirmi yıldır terapi deneyimlerimde elde ettiğim sonuçlardan biri şudur ki; eksik olan parçaları yitirdiğini düşünen ve bunları arayarak çıkmazlara giren ve bunun da dışarıda olduğunu sanan çok büyük bir çoğunluk çeşitli psikolojik sorunlarla ruh sağlıklarını bozmuştur. Bu büyük çoğunluğa eserlerinde ve görüşlerinde öze dönüş yolunda katkı sağlayan, aradıklarını bulabilme cesareti ve ışığı olan Uğur Koşar Dostuma “ALLAH DE ÖTESİNİ BIRAK” ile özlerine dönebilmesi adına ışık olan eserinden dolayı en içten teşekkürlerimi sunuyorum…
Uzm. Psikolog Abdullah Topal


BENCE ...

Yazarın okumuş olduğum ilk kitabıydı. Devamı gelecek mutlaka. Maneviyata, iç huzura o kadar çok ihtiyacımız var ki... Aslında ne yapmamız gerektğini biliyoruz fakat yine de işin uzmanlarından onay bekliyoruz. Kitabın içerisinden birkaç alıntı ile sizi başbaşa bırakıyorum. Tamamını mutlaka okumalısınız.

" Allah herşeyden haberdardır, sanmayın ki size yapılan haksızlığa kayıtsız kalıyor. O, size bir annenin evladına yaklaştığı merhametten daha fazla merhamet duyandır. Duanın karşılığını takip etmeden "Allah de ötesini bırak". Kul Rabb'ini imtihan etmez. O'na tevekkülle yaklaştığında rahmetini tüm hücrelerinde hissedeceksin. "



Şimdi sana kalıcı mutluluğun formülünü veriyorum. Artık tüm formülleri bırakabilirsin. Öğrendiğin tüm teknikleri de bırak, çünkü "Kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur". ( Rad Suresi, 28.ayet )


Söylenecek çok şey varken bile sus.
Susmak boyun eğmek değil, tam aksine olgunlaşmanın ilk adımıdır. Ve daima anımsa: Sen sustuğunda melekler konuşmaya başlar.


                                                                       İYİ OKUMALAR 









14 Temmuz 2014 Pazartesi

OKUDUM, BİTTİ... BAYAN BRANİCAN / JULES VERNE

Elimizde olmayan nedenlerden dolayı uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Umarım bu sefer internet bağlantımdaki sorunları çözmüşümdür, bir daha bu kadar ara vermem. Her ne kadar android telefonlarda anlık paylaşımlar daha çabuk olsa da blogda yazmanın keyfini alamadım sevgili blog dostlarım. Ve  tatil dönemimde okuyup bitirdiğim bir kitapla dönüyorum. O kadar çok şey birikti ki aktaracak,  sırayla hepsine değineceğim inşaallah.Tekrar hoşbulduk.


bayan-branican-jules-verne


Yazar: Jules VERNE
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa: 612


ARKA KAPAK

Uzun bir yolculuğa çıkanlar için yakınlarına yeniden kavuşamamak riski hep vardır. Oysa 15 Mart 1875 sabahı, San Diego limanından ayrılmaya hazırlanan Franklin gemisinin mürettebatının aklından böylesi bir ihtimal geçmemektedir. Bu büyük ve muhteşem geminin, yürekliliğini defalarca kanıtlamış kaptanı John Branican, geride eşi Dolly Branican'ı ve dokuz aylık oğlu Watt'ı bırakarak, ticari bir seyahat için güney Avustralya denizlerine doğru yol alacaktır.

Ancak aradan aylar geçmesine rağmen, Kaptan John'dan hiçbir haber gelmez. Franklin'i en son gören kii olan Kaptan Ellis'ten bilgi alabilmek için, limanın açığına demirlemiş olan Boundary'ye giden Dolly, tekneyle kıyıya dönerken meydana gelen kazada, oğluyla birlikte sulara gömülür. Tüm aramalara rağmen küçük Watt'ı bulmak mümkün olmaz. Bu ikinci acıyla sarsılan Dolly'yi artık hafıza kaybıyla birlikte seyreden ruhsal bir çöküntü beklemektedir. Geçen yılların ve başarılı bir tedavinin etkisiyle yavaş yavaş kendini toplamaya başlayan genç kadının yaşamında artık tek bir hedef vardır; Öldüğüne asla inanmadığı kocasını bulmak. Bu amaçla gerçekleştirdiği iki seyahatte, kendisine, her şeyiyle John Branican'i anımsatan genç bir miço eşlik etmektedir. Bu benzerlik Dolly'yi zaman zaman gerçek dışı kurgulara sürükleyerek, San Diego rıhtımında boğulan Watt'ın hâlâ yaşadığı düşüncesine yöneltir. Eşine duyduğu sevgiyle ayakta duran Bayan Branican, Pasifik'in ürpertici sularından Avustralya çöllerine dek uzanan bu zorlu yolculukların sonunda sevdiklerine kavuşabilecek midir?


BENCE...

Uzun zamandır bu kadar yüreğime dokunan bir kitap okumamıştım.Derler ya insan isterse herşeyi yapabilir diye... Çok doğru. Hele bu seven bir kadınsa, Bayan Branican ise... Kocasının kaptanlığı yaptığı gemi batınca herkes onun yaşamından ümidini kesmişken O sevdiği adamdan vazgeçmedi. Bilinci yerine geldikten sonra durmaksızın, yürekten O'nun yaşadığına inanarak aramaya devam etti veeee yıllar sonra..... Gerisini kitaptan soluksuz okumanızı öneririm.


İYİ OKUMALAR 


CANIM OĞLUM ERGİN'İM

Lilypie Fourth Birthday tickers

Special design for Hayat Her Daim Güzel by GeCe